Lido: İstanbul ve Avrupa’daki İzleriyle Kumsal Konsepti

Zaman geçtikçe unutulan, yerlerine başka şeylerin açıldığı mekanlar İstanbul için yeni bir durum değil. Bugün ise pandemi sebebiyle evlerde kalma hali ve sosyal yaşamın kısıtlanmasıyla birlikte İstanbul’un geçmişinde kalan modern sosyal mekanların hikâyelerini anlatmak bence önemli. Böylece İstanbul’un sosyal tarihini de hep beraber öğrenmiş oluyoruz. Bu yazıda bahsi geçen Kuruçeşme ile Ortaköy arasındaki Türkiye’nin ilk havuzu Lido’yu ben de bugüne kadar duymamıştım. Eski İstanbulluların anılarında kalan bu mekanı bir akrabamın hatırlatmasıyla öğrendim ve yazmak istedim.

Öncelikle Lido kelimesinin İtalyanca ‘kumsal’ anlamına geldiğini ve Lido konseptinin Venedik’teki 19. yüzyıl sonlarında, tarım yapılan bir arazinin girişimcilerce turistik bir resort olarak geliştirilmesiyle doğduğunu söyleyelim. Doğusunda Venedik lagünü bulunan bu uzun kıyı şeridi Byron, George Sand, Goethe, De Musset gibi şair ve yazarlara ilham vermiş. 1881’de bir tramvay hattı inşa edilerek Gran Viale’den bu yeni resort’a ulaşım imkanı sağlanmış.










