Sofralarda Çatal, Kaşık, Kahkaha Sesleri Eşliğinde: Madame Coco ile Şehre Dönüş

“Her yaprak, sonbahar ağacından uçuşarak bana mutluluktan bahseder,” der Emily Brontë “Uğultulu Tepeler” romanında. Sonbaharın habercisi düşen yaprakların çıtırtıları, ağaçları sallayan tatlı bir rüzgar, penceremize çarpan yağmur taneleri… Mevsimin en tatlı yanı sıcak bir ev ortamından geçerken, şehir hayatının gürültüsünü silerek mutlu bir fon müziği oluşturuyor sonbahar. Bir de bu müziğe kalabalık sofralarınızda çatal ve kaşık sesleriyle birlikte kahkahalar eklenince mevsimin en samimi melodileri, “Şehrin Sesi” çıkıyor ortaya. Bu keyifli melodilere Madame Coco’nun zarif koleksiyonu eşlik ediyor ve sofralar birer anı defterine dönüşüyor.

Şehre dönüş yapmanın küçük bir melankolisi olsa da “İnsanın evi gibisi yok,” dediğinizi duyar gibiyiz. Uzun çalışma günlerinin ve yoğun trafiklerin ardından, eve adım attığınızda gelen huzur hissiyatıyla hiçbir şeyi kıyaslayamayız. Bu noktada hayatı daha konsantre yaşamak, evde başlıyor aslında: Sizce de mutfakta yemek yaparken, arkadaş gruplarıyla sohbetlerin en güzel eşlikçisi sofraları hazırlarken ya da iyi bir kitap eşliğinde koltuğunuzda uzanırken anda yaşamak kolaylaşmıyor mu? Zaten mevsim sonbahar olunca, özellikle evde keyifli anılar biriktirmek kaçınılmaz. Bu anılarınızla birlikte Madame Coco’nun zarif ürünleriyle eviniz ve sofralarınız canlanmaya hazır.











