Sanat Hayat İçindir!: Marina Abramovic Araf'ta

Bilinçaltı terapisi, bilinçaltı temizleme, nefes terapisi, meditasyon, yoga, hayat okulu, psikanaliz, meleklerle terapi… Son birkaç senede çevremdeki bir sürü insan, bir arayış içinde terapiden terapiye koşuyor, arınmak, sakinleşmek, huzura kavuşmak, hayatın anlamını bulmaya mümkünse birazcık da olsa yaklaşmak istiyor.
“Eskiden buluşurdun, 1 hafta sonra Alsancak’ta aynı yerde aynı saatte buluşalım derdin, herkes mum! O saatte orada olurdu. Arada ne telefon, ne bir şey… Güvenirdik birbirimize. Şimdi öyle birşey yok, kimse birbirine o kadar güvenmez,” diye anlatıyordu annemlerin bir arkadaşı geçen gün. Sinirliyiz, stresliyiz, rahat değiliz, işteki konulara, illa kendi bildiğim yoldan gideceğim diyen taksiciye, iki muhabbet edelim dediğimizde kötü yemeklere aşırı fiyat çeken mekanlara, dert anlatamadığımız çağrı merkezi görevlilerine, her şeye, herkese kızıyoruz. Hayat gerçekten eskiden daha kolay ve güvenli miydi, yoksa bu anomaliteyi biz mi yaratıyoruz, bilemiyorum.












