Markaların Müzeleri: Lüks Markalar ve Çağdaş Sanat El Ele

Tarih derslerinde Rönesans hakkında ilk okumaya başladığımızda öğrendiğimiz ilk bilgilerden biri, kısa sürede tüm Avrupa’yı etkisi altına alacak bu sanatsal ve kültürel devrimi tetikleyen etkenin, Floransa’nın zengin ailelerinin rekabeti ve sanata yatırım yaparak zenginliklerini gösterme çabası olduğuydu. Aynı durumun günümüzde halen geçerliliğini koruduğunu, koşullar, kurallar ve yöntemler değişse de çağdaş sanatın da bir rekabet ve lüks tüketim ortamında fonlanmaya devam ettiğini söylemek yanlış olmaz. Bunun en büyük örneği ve kanıtlarından biri de, günümüzde lüks tüketim deyince akla gelen ünlü markaların birçoğunun birbiriyle yarışan müzelere ve bu müzeleri idare eden vakıflara yatırım yapıyor olması. İşte Paris’ten Milano’ya, modanın kalbinin attığı kentlerde çağdaş sanata yer ayıran, modern zamanların Medici’leri diyebileceğimiz ünlü markaların müzeleri…
Markaların Müzeleri
Fondation Louis Vuitton | Paris [[konum_1]]

Lüks tüketim deyince aklımıza ilk gelen markalardan Louis Vuitton’un Paris’in 8. bölgesinde bulunan müzesi, markaların müzeleri arasında son yıllarda en çok konuşulanı belki de… Louis Vuitton Vakfı’nın himayesindeki müze, modern ve çağdaş sanatı desteklemek için kurulmuş, çok geniş bir alana sahip ve koleksiyonunu her yıl sipariş ettiği ve satın aldığı eserlerle genişletiyor. Müze, açıldığından bu yana Afrika sanatından Çin sanatına, pop arttan, ses yerleştirmelerine uzanan farklı konsept, alan, akım ve medyumlara yoğunlaşan sergileriyle de dikkat çekiyor.












