Burada da aynı fikirle yola çıktım ve Türkiye’den geleceklere yardımcı olmak amaçlı @mauritiusgezirehberi adı altında bir Instagram hesabı açtım. Henüz çok taze, Kongo’dan çok sevdiğim Türk bir arkadaşımın da yardımıyla hesabı aktif hale getirdik. Buraya tatile gelen Türk’lerin çoğu maalesef hangi ayda adanın hangi bölgesinde kalınır, hangi otelde kalınır, görülecek neler var, nerede ne yenir vb. konularda detaylı bilgiye sahip değiller. Mesela en son Ağustos ayında Türkiye’den dönerken uçakta Mauritius’a tatile gelen Türk aileler vardı. Ağustos buranın kışı ve kalmak için seçtikleri bölge adanın en çok rüzgar alan yeriydi. Yine de umarım güzel bir tatil geçirmişlerdir.
Amacım tatilde Mauritius’a gelecek olanlara fikir vermek, arzu edenlere de yardımcı olmak. Şu sıralar adayı bölge bölge gezip fotoğraf çekiyorum, bilgi topluyorum. Zamanımın büyük kısmını da bu alıyor, bir yandan da Afrika turlarına devam. Afrika’yı çok seviyorum hatta o kadar ki, geçen yaz sırtıma kıtanın dövmesini yaptırdım 🙂 Bunların dışında, daha önceden tanıştığımız Mauritius’lu üç aile var, onlarla görüşüyoruz. Adada hayat erken başlayıp erken bitiyor. Hafta içi herkes işinden sonra evinin yolunu tutuyor. Hafta sonları da genellikle havanın müsaitlik durumuna göre aktivite seçiyoruz. Bizim favorimiz tabii ki denize gitmek, eğer hava da uygunsa. Burada her yer halk plajı. Oteller kendilerine plaj kapatamıyorlar, o yüzden de her yer sizin!
Mauritius, su sporlarını sevenler icin özellikle bir cennet. Otellerin çoğunda bu tip aktiviteler ücretsiz yapılabiliyor. Ama Mauritius sadece denizden ibaret değil: ada o kadar yeşil ki insanin ruhu dinleniyor. En önemli aktivitelerden bazıları kitesurf, dalış, hiking ve kampçılık. Aynı zamanda dunyanın en iyi golf sahalarından bazıları burada bulunuyor. Eşim ve oğlum düzenli oynuyorlar, ben de denedim ama sevemedim.