Mert Pekduraner ile: "İnsan Kendi Heykelini Taşıyamaz"

Mert Pekduraner; kendi zamanına, hissettiklerine ve kendinden olmayan şeylerin müziğinde bıraktığı izlere güvenen, onları takip eden ve belki de tüm bunlara müziği üzerinden bakan bir müzisyen. Pekduraner’in müziğindeki enstrüman çeşitliliği, Doğu-Batı sentezi, Anadolu tınıları, caz ve makamsal müzik gibi birçok bileşen özgün bir dil yaratıyor. Dinlerken insanı gıdıklayan, belli belirsiz bir tanıdıklık hissi yaşamanız kaçınılmaz. Bu da çabasız bir şekilde sanatçıyı ve ilhamını açık ediyor. Pekduraner, müziğini sanki şeffaf bir örtünün ardında saklayan bir müzisyen. “yüzümden denizler dökülüyor”, “geçmişin dikenleri dökülmüyor” ve “dağlarım ağrıma gidiyor” adlı üç parçadan oluşan son EP’si vesilesiyle o örtüyü biraz kaldırıp ilhamına, müziğine ve bulunduğu zamana dair merak ettiklerimi Mert Pekduraner ile konuştuk.

Sevgili ortak arkadaşımız Dilan (Bozyel) seninle bir röportaj yapmam konusunda mesaj atalı bir hayli vakit geçti. Seninle konuştuğumuzda mahcubiyetim karşısında “Vardır bir nedeni, kendi zamanında bulur sorular beni” demiştin. Sözlerin başlangıç noktama ilham oldu. Zamana inanan, güvenen biri misindir? Zamanın seni bulmasına izin verir misin? Onunla nasıl bir ilişkin var?










