Saçımız için ne kullanırsak kullanalım, onu suyla arındırıyoruz. Hatta hatırlayın, ülke veya şehir değiştirdiğimizde bile saçımız evdeki formunda olmaz. Suyun yapısına müdahale etmek de takdir edersiniz ki şampuanımızı değiştirmek kadar kolay değil.
Şimdi gözümüzün bir mikroskop, saçımızın da bir mücevher olduğunu hayal edelim. Duş alırken veya kuaförde kullanılan en temiz suyun bile içindeki metal yoğunluğu çok fazla olabiliyor, sık sık yıkama halinde o metal parçacıkları saç telinin içinde birikmeye ve onu oksitlendirmeye başlıyor. Gözünüzde canlandı mı? Tıpkı bir mücevherin suyla çok temas ettikten sonra renginin solması ve oksitlenmesi gibi.
Sarı saçların kızılımsı bir renge dönmesi, kahverengi saçların parlaklığını yitirmesi, siyah saçların soluklaşmaya başlaması… Ezbere bildiğimiz bu sorunların kaynağını L’Oréal Professionnel, Ioannina Üniversitesi ile yürüttüğü uzun soluklu araştırma ve deneylerin sonunda tespit etmiş: Saç telinin içinde biriken metaller.