Metin Erksan: Türkiye Sinemasının Aykırı ve Yalnız Yönetmeni

Türkiye’nin 1960-80 arasındaki sallantılı döneminin politik, toplumsal ve ekonomik şartları altında ve Yeşilçam’ın bu şartlar altında gelişen yaratıcılığı kısıtlayan ödünsüz kuralları; kendine özgü yapısının oluşturduğu ekonomi-politiği içinde kendi sinemasını ve kişisel sanat anlayışını cesaretle savunan ve uygulayan bir aykırı isimdir Erksan. Bu anlamda da Türk sinema tarihinde eşi benzeri yoktur. Aktif olduğu dönemde büyük tartışmaların odağı olmuştur ve hiçbir yönetmen onun kadar sanatına cesaretle sahip çıkmak zorunda bırakılmamıştır Türk Sineması tarihi boyunca. Film çekmeyi bıraktıktan sonra da filmleri, sinema ve sanat anlayışı sınırlı bir akademisyen ve sinema meraklısı tarafından daha çok akademik düzeyde ilgi görmeye ve tartışılmaya devam etmiştir ama hiçbir zaman hakettiği ilgiyi görmemiştir. Benim için Metin Erksan, Ömer Kavur ve Nuri Bilge Ceylan ile birlikte Türk Sineması’nın en büyük üç auteur’ünden biridir.

Ölümünün 10. Yılında Metin Erksan hala hakettiğinin çok uzağında olsa da sanat ve kültür yaşamının gündeminde. MUBİ’nin restorasyon projesi sonucunda yönetmenin en kült filmleri arasında yer alan ve onunla en çok özdeşleşen Sevmek Zamanı yeniden, online bir platformda kısıtlı da olsa seyirciyle buluşuyor. Yazıma bu yeniden gösterimin öneminin altını çizerek ve ona olan ilgiye önemli bir katkıda bulunmasını temenni ederek başlamak istiyorum.










