MEZKLA: Ritmin, Lezzetin ve Sanatın Kesişim Noktası

Gastronominin dünyasının son zamanlarda üzerinde sürekli konuştuğu bir konu var: Birden fazla duyunun deneyimin parçası haline gelmesi. Kokular, aromalar, yiyeceklerin dokuları, sunumun görselliği… Basit bir akşam yemeğini kalıcı bir anıya dönüştüren şey bu detaylarda saklı. Etiler’de yakın zamanda açılan MEZKLA’yı da en çok bu yüzden sevdim. Son zamanlarda hepimizin yaptığı gibi daha iyi hissetmek için nostaljiye sığınıyorum. Çocukluğumda havalı bulduğum karakterlerinden birine dönüştüğüm (en azından mesleki olarak) Avrupa Yakası’nı izliyorum. MEZKLA bana bir anlamda o diziyi izlerken yine çok havalı olduğunu düşündüğüm mekanların 2024 versiyonlarını andırdı kapıdan girer girmez. Belki de bu yüzden mekanla aramda hemen bir sıcaklık oluştu.

Sanırım MEZKLA ile ilgili hissettiklerim rastlantısal değil çünkü alışılmışın dışında bir deneyim yasarken kendini evde hissetmek isteyenler için tasarlanmış. Mekânın her köşesi, bu hassasiyetin bir yansıması olarak incelikle düşünülmüş detaylar barındırıyor. Mesela; el işçiliğiyle tasarlanmış mobilyalar, akşama yakışır yumuşak bir ışıklandırma ve pembe rengin detaylarda kullanılarak ortamın ruhu haline getirilmesi beni içine çeken detaylar oldu.












