Midilli Adası'ndan Notlar: Mutluluk Hissinin Peşinde

Yaz gelince bir yanımız hep adaları düşler durur. Her şey daha mı huzurludur buralarda, keşmekeş daha mı azdır, güneş daha mı verimlidir? Bilinmez ama bir şekilde mutlulukla bağlantılıdır karadan kopmuş bu toprak parçaları. Midilli de şüphesiz onlardan biri…

Ayvalık’ın karşı kıyılarına geçiyoruz; belki de istemsizce mutluluk hissinin peşinden giderek. Yelkovan kuşları, martılar ve Cunda koylarında ağlarını toplayan küçük balıkçı tekneleri eşlik ediyor yolculuğumuza. Elimizi uzatsak dokunabileceğimiz denizin her yolun sonunda karşımıza çıktığı, Olimpos’un yeşilinde serinleyip sıcaktan şikayet etmeyi bir kenara bırakabildiğimiz, kahvelerinde meraklı bakışlar başka yöne çevrildiğinde sanki adalı gibi hissedebildiğimiz, hali hazırda bildiğimiz birkaç Yunanca kelime ile anlaşmayı hayal ederken birden Türkçe kelimeler duyup tebessüm ettiğimiz, balıkçı teknesinde buzukisini çalan bir adalının melodilerinde Venezis’in, Mirivilis’in satırlarına uzandığımız, Tony Gatlif’in kamerasına takılan mekanlarda Rebetiko dinlerken hayaller içinde kaybolduğumuz, özgün lezzetleriyle akşam sefası yaparken; uzomuzdan şöyle bir yudum alıp da hedonizmin doruklarına vardığımız Midilli Ada’sındayız. Karşı kıyının, samimi, olduğu gibi ve tanıdık gelen dünyasında, evimizde gibiyiz.































