Deli Kadın Hikâyeleri: Mine Söğüt’ten 21 Delilik Öyküsü

Toplu taşımada okunacak kitaplar konulu yazımı sizlere bir Mine Söğüt kitabı önererek bitirmiş ve yeni yazımın da benim için yeri ayrı olan Deli Kadın Hikâyeleri üzerine olacağının haberini vermiştim. 3-4 sene önce yine toplu taşımada okuduğum bu kitabı, bu yazıyı yazmadan önce tekrar okumak istedim. Hikâyeleri hatırlama isteğimdense, ilk okuduğumda bıraktığı etkiyi yine bırakıp bırakmayacağına dair merakım daha fazlaydı. Ve daha ilk öyküden kitabın tam hatırladığım gibi olduğunu, bıraktığı etkinin yine uzun süre geçmeyeceğini anladım. Bu kitabı okumanızı her ne kadar çok istesem de; “Bu kitabı sizlere kesinlikle öneriyorum” diyemem, ancak “Ben kitaptan bahsedeyim, okuyup okumayacağınıza siz karar verin.” diyebilirim.
Deli Kadın Hikâyeleri, Mine Söğüt
Mine Söğüt’ün 2011 yılında yayınladığı ve illüstrasyonlarını eşi Bahadır Baruter’in yaptığı bu kitapta 21 öykü yer alıyor. 21 delilik öyküsü… Var olamamış, terk edilmiş, dövülmüş, ölmüş, öldürülmüş, yediden yetmişe 21 deli kadının öyküsü. Her öykü bir öncekinden daha çarpıcı, her biri bir diğerinden daha gerçek. Mine Söğüt’ün güçlü kalemi Bahadır Baruter’in illüstrasyonlarıyla buluştuğunda ise kitapta yaratılan melankolik atmosfer adeta tamamlanıyor ve her bir satır içinize ayrı işliyor.








