“Viral” Faktörü: Yeni Nesil Defilelerin Defosu

“Sami Miro’nun defile kapanışından tatmin olmadığımı söyleme iznim var mı? Coperni türevi olmaya çalışırken “wow” faktörünü tamamen kaybetmiş” diyor bir Twitter kullanıcısı New York Moda Haftasının açılış gününün son alkışları yankılanmadan. Tabii ki kastedilen CVFF (CFDA Vogue Fashion Fund) yarışması finalisti Sami Miro’nun ilk moda haftası defilesinin sonunda sergilediği performans. Seyirciler defileye en son çıkan modelin üstünde bir kot pantolon görüyor. Model podyumun ortasına kadar yürüyor ve Miro daha sonra kot pantolonu sahnede parçalara ayırıyor, ortaya çıkan ise pek de etkileyici olmayan yarım-bırakılmış pelerinli pantolonu andıran bir parça. Gerçekten de eski koleksiyonlarla kıyasla trend peşinde koşan parçalar çoğunluktayken, belki de en çok eşsizliği aradığımız platformda ortaya çıkanlar oldukça tekdüzeleşmiş durumda. Tasarımcılar artık o “wow” faktörünü kaybetmiş olabilir mi? Yoksa biz kitle olarak farklı bir arayış içinde miyiz?

“Wow” faktörü- yani podyumlarda yankılanan her topuk tıkırtısıyla bizi daha da çok meraklandıran, şovun bütün nabzının ölçüldüğü etken. Modayı daha çok gündelik bir hobi olarak takip edenler için bu faktör geçen sene Coperni tarafından Bella Hadidin podyum sahnesine sadece alt gövdesinin bir kısmını örten kumaş parçasıyla çıkması ve tasarımcıların üzerine önce boya olarak başlayıp Hadid’in bedenine temas ettiği anda kumaşa dönüşen sıfırdan bir başyapıt spreylemesiyle alevlendi. Öyle görünüyor ki; tasarımcıların bundan sonraki amacı o anki histeriyi tekrar yaratabilmek olacak. Belki de hedef kitle olarak geriye yaslanıp düşünmemiz gereken şey tam olarak aradığımızın ne olduğu. Nitekim artık yedi saniyelik tatminlikler peşinde koşarken yüzyıllardır modanın yapıtaşı olan zanaatkarlığı ve inceliği gölgelemekle ve hatta dönemimizin mirası olacak sanat eserlerinin gözümüzün önünde kaybolup gitmesi tehdidiyle karşı karşıyayız.












