Yönetmen koltuğunda gördüğümüz Bennet Miller, daha önce Capote ve The Cruise (Belgesel) gibi başarılı işlere imza atmış olsa da, Moneyball/Kazanma Sanatı’nın bunlardan farklı bir değere sahip olduğu kısa sürede anlaşılıyor. Filme genel klişelerle yaklaştığımızda, zeka ve derinlik açısından hazırlıksız yakalanıyorsunuz. Spor filmlerine ait kötü geçmiş, yakın zamanda The Blind Side/Kör Nokta ile kırılmış gibi gözükse de, Moneyball bunu tamamen yıkmak için ince ince işlenmiş bir film. Kadrajın devamlı takip ettiği isim olan Billy Beane (Brad Pitt), genel menajer görevini üstlendiği Oakland Athletics’in ekonomik zorlukları arasında çıkış yolu ararken, kariyeri ve kendi başarısız hayatındaki kesişimler ile yüzleşmektedir. Koşullar içerisinde sonunun nereye varacağını gören Billy’in seçenekleri azalmaktadır. Billy, bu oyunu kuralına göre oynamamaya karar verdiği sırada, Peter Brand (Jonah Hill) çıkar karşısına. Yale mezunu Peter, beyzbol oyuncuların sıkı bir performans – maliyet analizi uygulayarak, maksimum verime ulaşmanın sırrını çözmeye çalışmaktadır.

Ayrı kollardan hikayenin içine sızan kahramanlar, senaryoyu 360 derece görebilmemize olanak sağlıyor. Senaryodan bahsetmişken film, Aoran Sorkin (“The Social Network”) ve Steven Zaillian (“Gangs of New York”) gibi iyi işlere imza atmış iki senaristin elinden bizlere sunulmakta. Bunun izlerini normalden 4-5 saniye daha uzun süren sahnelerde hissetmeniz mümkün. Tüm bu sahnelerin kalitesini arttıran en önemli isim ise 2010 Best Achievement in Cinematography ödüllü Wally Pfister. Wally in geçmişine baktığımızda birçok başarılı işe rastlamamız mümkün, Batman Begins/Batman Başlıyor, The Prestige/Prestij, The Dark Knight/Kara Şövalye ve son olarak Inception/Başlangıç bunlardan bazıları.