Hepimizin kabul ettiği gibi çekim yasası var, iyi düşünüp hayatımıza iyiyi çektiğimiz ya da çekmeye çalıştığımız… Bazen gerçekten bu yöntemin işe yaradığına ben bile şahit oluyorum ama dediğim gibi bazen. Peki nasıl oluyor da evrensel bir gerçek varken (her şeyin enerji olduğu ve gerçekliğin o enerjiye göre yaratıldığı) çoğu insan bunu deneyimleyemiyor? Hayatlarına çekmek istedikleri durumların olacağına dair ümitler beslerken, nasıl sonu hüsran ile biten bir senaryo ortaya çıkıyor?
Bunun nedenlerinden biri, bilinçaltında yatan olumsuz kodlarımız. Biz ne kadar pozitif düşünceler ile günümüzü geçirmeye çalışsak da, altta yatan çok köklü bir enerji mevcut ve bu enerji bizim pozitif olarak nitelendirdiğimiz düşüncenin çok daha fazlası. Fakat bu bilinçaltı konusuna çok fazla değinmeyeceğim çünkü çok kapsamlı ve derin bir konu, daha detaylı ve kapsamlı bir yazıda bahsetmek gerekebilir.
Asıl konumuz Monkey Mind ve bu çekim yasasının işlemesine engel olan diğer durum. Öncelikle hayatımızda bir durumu yaratmak istiyorsak, o durumun olacağına dair derin bir inanç besleyerek, imajinasyon yaparak gerçekliğini sağlıyoruz. Bilinçaltı dışında tek bir şartla, zihnimizi susturarak! Çünkü zihin sürekli konuşarak olumsuz senaryolar çiziyor ve merak ettiğimiz konuların üzerinde kontrol mekanizmasını aktif tutarak beklediğimiz gerçekliğin olmasını engelliyor. Manyetik enerji önce bir düşüncenin oluşması ve ona sonsuz inanç beslenmesi, sonunda da düşüncenin serbest bırakılması ile çalışıyor.