Mountainhead: Patronlar ve Nur Topu Gibi Distopyaları

Jesse Armstrong, Succession ile estirdiği rüzgarı ve televizyon dünyasında bıraktığı yankıyı sinemaya taşıyor. Ya da taşımaya çalışıyor diyelim… Succession’da zenginlik, yeni medya ve iktidarın çürümüşlüğünü ekranlara ve akıllara kazıyan Armstrong, bu kez yapay zekanın merkezinde dönen bir kara komediyle karşımızda: Mountainhead. İlk uzun metrajlı işi olan film, nerdeyse Succession evreninde geçen ve aynı kakafoniye sırtını yaslayan ama bu sefer zarlar istediği gibi gelmediği için biraz hayal kırıklığı yaşatan küçük bir yakın dönem distopya hikayesi.

Bir dağ evine kapanan dört teknoloji baronunun hikayesi bu. Dışarıda yapay zeka destekli deepfake’ler dünyayı yakıyor, içerideyse ego savaşları ve slapstick(abartılı olaylar komedisi) komedi fırtınası. Her biri dijital çağın bir sembolü: biri orduya danışmanlık yapıyor, biri sahte videolarla dolu bir sosyal medya devinin patronu, biri etik yazılımlarla dünyayı kurtarmaya çalışıyor, biri de hem ev sahibi ama dandik bir mental sağlık uygulamasından parayı vurmuş olan “az zengin”. Dünyanın kaosa sürüklendiği bu senaryoda, evden çözüm haricinde her şey çıkıyor.











