Mozart Üzerine: "Amadeus" ve Daha Fazlası

Wolfgang Amadeus Mozart: Müzik dünyasının dahi çocuğu, Türk Marşı’nın bestecisi, Constanz’ın eşi… Müzikle ucundan kıyısından ilgili herkesin bestelerini bildiği, en azından tanıdığı, Mozart’a ait olduğunu bilmese de bestelerine aşina olduğu, 36 yıllık hayatına 600’ü aşkın eser sığdırmış büyük müzisyen! Elbette hayatına dair kitaplar, senaryolar, tiyatrolar yazıldı. Hem Mozart’ın hayatı hakkında sizleri bilgilendirmek hem de bu konuyu işleyen eserlerden bahsetmek adına bir yazı kaleme almak istedim.

Mozart’ın Yaşamına Dair Yapımlar
Geçtiğimiz günlerde Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde Amadeus isimli oyunu izledim. Peter Shaffer’in yazdığı, yönetmeni Işıl Kasapoğlu olan, Selçuk Yöntem, Okan Bayülgen ve Özlem Öçalmaz’ın başrolleri paylaştığı etkileyici oyun, Mozart’ın hayatının adeta ikinci yarısını, 20’li yaşlarını ele alıyor. Viyana’ya gittiği yıldan ölümüne kadar olan zaman dilimini işleyen oyun, Salieri-Mozart’ın hayranlık ve kıskançlık ile bezenmiş ilginç ilişkisini, Mozart’ın evliliğini ve çoğumuzun hiç bilmediği şımarık yönünü gözler önüne seriyor. Antonio Salieri, Avusturya İmparatoru İkinci Joseph zamanında Viyana Sarayı’nda saray bestecisi iken Mozart’ın şehre gelişiyle sarsılmaz yerinden şüphe duymaya, yeteneğini sorgulamaya, Mozart’ın gördüğü ilginin aslında hak ettiğinin çok altında olduğunun bilinciyle ona bahşettiği yetenek sebebiyle Tanrı’yla savaşmaya başlıyor. Tıp literatürüne “Salieri Kompleksi” olarak geçen kıskançlık hastalığı sayesinde gerçekten de unutulmaz olmayı başarıyor.











