theMagger.com'a kayıt olduğunuzda,
• theMagger’a keşiflerinizle katkıda bulunarak, yazar olup dilediğiniz konuda yazılarınızı yayınlayabilir ve kendi blog sayfanızı oluşturabilirsiniz,
• Yazılarını kaçırmak istemediğiniz yazarları, sevdiğiniz kategorileri ve ilginizi çeken etiketleri takip edebilirsiniz,
• Takip ettiğiniz yazar, kategori, etiket ve okuduğunuz yazılara göre size özel ana sayfa akışınızı oluşturabilirsiniz,
• İlginizi çeken yazıları sonra okumak için kaydedebilirsiniz,
• Yakınımdakiler bölümünden çevrenizdeki mekanlarla ilgili theMagger.com'da yazılmış yazıları görebilirsiniz,
• Yazılara yorum yaparak merak ettiklerinizi yazara sorabilir; fikirlerinizi yazar ve okurlarla paylaşabilirsiniz,
Bizimle birlikte pek keyifli bir keşif yolculuğuna çıkacağınızdan emin olabilirsiniz. Şimdiden hoş geldiniz!
İlk defa birinin Schnittke dinlediğini duyuyorum
Sanırım ben ve bir arkadaşımdan başka ne dinleyen ile karşılaştım ne de duyum ki açıkcası ondan daha avant-garde besteciler olmasına karşın.
çok teşekkürler hem yazımı beğenmeniz hem de bilgilendirme için. İnsanlar pek bilmez ama ABD sağlam bir voleybol ülkesidir ki zaten olimpiyat başarıları ve bu paylaştığınız bilgi bunu net bir şekilde gösteriyor. Sizin gibi spor ile entelektüel düzeyde ilgilenelerin sayısı biraz daha artsa spor başka bir seviyeye gelir.
Benzer bir yazıyı yazmak istiyorum ki, sanırım voleybol ile ilgili The Magger'da ilk yazıyı 2 sene önce yazmıştım, konuya sportif mi yoksa politik mi yaklaşayım diye çok düşündüm ve sonra da politik yaklaşacağım bir yazının çok sert olacağına karar vererek yazmaktan vazgeçtim. Açıkça sizin yazınızı görünce çok sevindim; keza iki konuyu da güzel, net ve özet bir biçimde bir yazıda kapsayabilmişsiniz. Yazdığınız her kelimeye katılıyorum. Öte yandan şu görüşümü eklemek isterim ki görüşümü geçen gün kapalı bir online iş toplantısında dile getirdim ve açıkcası linç yememek için kamusal bir ortamda da dile getirmem: Voleybolun görece daha az popüler olması, ve hele de kadın voleybolu söz konusu olduğunda, bu başarının nedenlerinden biridir. Keza bir zamanlar Avrupa'nın en önemli ligi, kadınlarda ve erkeklerde, italyan Ligiydi. Erkeklerde hala öyle ama kadınlarda Türkiye Ligi açık ara en büyük lig. Bunun altında da büyük, finansal imkanı çok olan kuruluşların bu niş alana girmesi ve 1 milyon EURO fazla bir bütçenin büyük fark yaratması yatıyor. Futbolun geldiği noktada zaten bazı kulüpler ve ülkelerle baş etmeye imkan yok. Tabi sözünü ettiğiniz süreçlerin de devreye girmesiyle kadın voleybolu Türk Sporu'nun yüzakı haline geliyor. Bir de bu sporu yapanların aileleri yanında federasyon üyelerinin ve antrenörlerinin sosyo-ekonomik ve kültürel kökenleri de ayrıca bu farkın yaratılmasında bence önemli bir rol oynuyor. Bu arada Türk toplumunun futboldan vazgeçeceğini hiç düşünüyorum; keza futbol kadar Türk toplumuna, politik ve kültürel atmosferine uygun başka bir spor yok. Tekrar elinize sağlık.
Sevgiler...
Evet çok iyi bir zaman
Çok doğru bir yorum; kesinlikle katılıyorum. Biraz iddialı olacak ama bence Hockey, Andy Warhol ile birlikte post-60 döneminin en 'overrated' sanatçı arasında ilk sırada yer alır.
Benim pek aram iyi değildir Hockey ile. Tabi sanat tarihindeki etkisini ve niçin bu kadar büyük bir ressam olduğunu da anlıyorum.
Kısmetse kısa bir süre sonra yollardayız. Benim birayla felan işim olmaz ama Münih çok sevdiğim bir şehirdir. Bira işi eşimde
'Allah bir yastıkta kocatsın' sözü nereden çıkmış
yatak bir evliliğin vicdanıdır. Mecburiyet dışında ayrılmaması gerekir bence.
Bu konuda naçizane önerim yumuşak ve teknik konulardan olduğu kadar insan ilişkilerinden de anlayan bir eğitmen nezaretinde çalışmaya başlamak ve kendisine bu durumu açık açık anlatmak. Bir de bu sene suya girince farkettim: sorun yapana kadar, öncesindeki o endişe. Trafikte de aynısı olacaktır. Kolay gelsin...
Ben çok kötü dönemlerimde burada yazdığınız gibi uyanmamak için uyumamayı tercih ediyordum ki sonu insomniaya gidiyordu. Bu bavul metaforunu çok sevdim; keza ergenliğimden beri benzer şekilde hissediyorum. Normal-nörotipik- insanlar gibi yaşamda tutunmak, başarılı olmak için ekstra uğraşmak; hem maddi hem manevi hem de beşeri olarak. Hala başta dayım olmak üzere herkes yaşamda yetenek, zeka ve entelektüel seviyeme uygun bir konuma gelemediğimi söyler. İşin aslı başka tabi. Bazen yitik biri olmadığıma, aile kurabildiğime, babalık yapabildiğime, önemli sayılabilecek finansal ve yönetsel sorumluluklar alabildiğime, insan yönetebildiğime şükredin diyesim geliyor. Ama tabi bunun bedeli da başka oluyor tabi. Sıradan insanlar için sıradan şeyleri yapamamak. Bende bu çocukluk travmalarının da etkisiyle yüzme ve araba kulanmada kendini gösterdi. Bu yaz tam 40 yıl sonra ilk defa suya girdim. Bunu kimse anlamaz. Uzun yazdım ama yazı çok iyiydi dayanamadım. Bir de Horseman alıntısı da çok iyi ve doğru: kolaylaşıyor ama her gün yapmak zorundasın bu da yoruyor; hem ruhu hem bedeni.