Şu 7 haftalık süreçte söyleyebilirim ki annelik şahane bir şey ancak lohusalık berbat! 🙂 Doğum sonrası hormonların ani düşüşüyle insanın psikolojisi bir anda altüst oluyor. Her ne kadar anneliğe hazır olduğunu düşünsen de bir anda kafanda “Ben bu çocuğa yetebilecek miyim?” soruları dönmeye başlıyor. Ağlayıp, susturamadığında “Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye kendini suçluyor insan, halbuki ağlamak onun kendini ifade etme dili ama işte insanın kucağına kullanma kılavuzu olmadan gelen bir canlı var ortada ve sana muhtaç. Sen ise onun her ihtiyacını mükemmel bir şekilde karşılamaya çalışıyorsun ama anlıyorsun ki annelikte mükemmel diye bir kelime var olamıyor.
Annelik karşılıklı öğretme hali bence. Sen çocuğa hayatı öğretiyorsun, o da sana ihtiyaçlarını nasıl karşılaman gerektiğini. İnsan hep kendini geliştirmek zorunda hissediyor. Bunların dışında ise insan dünyada bambaşka bir sevgi türü olduğunu farkediyor. Her ne kadar seni tüm gece uykusuz bıraksa, gazdan ağlayıp ortalığı yıksa da bir gülücüğüyle içinizi ısıtan bir parçanız var artık annelikle hayatınıza katılan…
Bu röportajı okuyan başka benim gibi taze anneler varsa bilsinler ki hepimiz aynı şeyleri yaşıyoruz. Instagram’da gördüğümüz o full makyajlı, ”Benim bebeğim yatağa koyunca uyuyor.” diyen, her şey yolundaymış gibi davranan anne imajı gerçek değil. Hepimiz yamulmuş topuzlarımız, taytlarımız, hafif yaşlı gözlerimizle aynı trendeyiz ve evet herkesin dediği gibi GEÇECEK. :)))