Nazım Hikmet: Bestelenmiş Şiirleri ve Hikayeleri

Bir adam var, mavi gözlü, biraz da çirkin. Alaycı, tembel, çapkın, dizelerinin bile yeri yurdu belli değil. Bu dünyaya gelmiş ama asla geçmemiş bir adam. Kelimenin tılsımını buldu diye düşünmenin suçluluğunu bile tadacak kadar şanssız. Herkesin sevgilisi olmuş ama kimseye ait olamamış, kalbini koyduğu yere dönüp baktığı anda kendi kalbini başka yerde bıraktığını hatırlayacak kadar da hoyrat. Hasret kaldığı İstanbul dahil bir çok yerde bir eline kalemini bir eline sigarasını almış, çirkin ama en güzel adam: Nazım Hikmet Ran. Ölümünün 56. yılında Nazım’ın bestelenmiş sayısız şiirlerinden bazıları ve hikayelerini sizinle paylaşmak istedim.

1. Nazım Hikmet – Ceviz Ağacı: Cem Karaca
Piraye. En uzun süreli eşi Piraye’si… İstanbul’daki günlerinden bir gün, polisten kaçtığı ama Piraye’yi de çok özlediklerinden. Nazım, bir arkadaşı aracılığıyla Piraye’yi Gülhane Parkı’ndaki en büyük ceviz ağacının altına çağırır. Ancak o arkadaş Piraye’den önce polise haber verir. Gel gelelim buluşma günü gelir, Nazım Gülhane Parkı’ndayken polisler etrafta dolanıyordur. Bunun üzerine Nazım o ulu ceviz ağacına tırmanır. Tırmandığı ceviz ağacında onun varlığını ne polis fark etmiştir, ne de onu büyük bir özlemle görmeye gelen Piraye’si.








