Nilgün Özer ile: Broken Patterns, Müzik ve Bağımsız Üretim Üzerine

Nilgün Özer’in üretim dünyasında hiçbir şey tek bir formun içinde kalmıyor. Bir fikir bazen bir şarkıyla başlıyor, sonra bir görsele, bir metne ya da tekstil işine dönüşerek büyüyor. Karadeniz’den Berlin’e uzanan bu yaratıcı hat boyunca, folk müziğin anlatıcılığı, deneysel ses kolajları, göç, aidiyet ve aile hafızası birbirine karışıyor. Son albümü Broken Patterns ile daha özgür ve deneysel bir üretim alanına yönelen Nilgün Özer ile müzikle kurduğu ilişkiyi, bağımsız sanatçı olmanın gerçekliğini ve üretimde hatalara alan açmanın dönüştürücü etkisini konuştuk.

Seni henüz tanımayan biri için üretim pratiğini nasıl anlatırsın? Müziği, görsel sanatları, yazıyı ve tekstili bir araya getiren bu dünyayı birkaç cümleyle nasıl tarif edersin?














