İkinci kez canlı seyretme şansı elde ettiğim Nils Frahm ile tanışmam bir tesadüf eseriydi. Youtube’da bir müzik videosu ararken karşıma La Blogotheque ‘Soirees de Poche’ serisi için Frahm’ın 14 Ağustos 2012 tarihinde Paris’te bir apartman dairesinde yaptığı bir dinletinin canlı kaydı çıktı.
Frahm ile tanışmam pek çok müzik yazarının bestecinin müziğini tanımladığı gibi ‘sihirli’ bir deneyimdi. Spaces Albümü’nden ‘Sad and Done’ ile başlayıp sonrasında Frahm’ın en usta alanlardan biri olan doğaçlama bir performans ile devam eden bu 25 dakikalık video hakkında yapılan yorumlardan biri 7 yıl sonra sanatçıyı İstanbul’da canlı olarak görme ve dinleme olanağı bulanların yaşadığı deneyimi de özetleyecekti… ‘25 dakika bu dünyanın dışında…’
Neo-Klasik Müziğe Yeni Yorum
Neo-klasik müziğin poster çocuğu Frahm günümüz müzik dünyasının en etkili isimlerinden biri. Sağlam bir piyano ve müzik eğitimi alan müzisyen Alman müzik tarihinde çok önemli bir yere sahip olan Hamburg’da doğmuş. Romantizmin ilk büyük bestecilerinden Mendelsohn’un ve romantizimden neo-klasizme geçişi hazırlayan Brahms’ın da doğum yeri olan Hamburg, Mahler ile 20. Yüzyıl avant-garde klasik müziğinin en yenilikçi bestecileri arasında yer alan Macar Gygörü Ligeti ve Rus Alfred Schnitte’nin de çalışmalarına ev sahipliği yapmış. Günümüzde de dünyanın en iyi konser salonu olarak kabul edilen Elbphilarmonie Hamburg’u müzik dünyasının en önemli merkezlerinden biri haline getiriyor. Frahm’ın günümüzde çalışmalarını sürdürdüğü Berlin ise adeta neo-klasik müziğin başkenti konumunda. Berlin’in ‘über’ yaratıcı atmosferi, stüdyo olarak kullanılmaya uygun büyük ve düşük kiralı mekânları şehrin yenilikçi karakterinin müzik alanında da kendini göstermesine neden oluyor. Dustin O’Halloren, Frahm gibi Hamburg doğumlu Lambert, 2018’de kaybettiğimiz Johann Johannsson, Ben Lukas Boysen, Olafur Arnalds, Anne Müller çalışmalarını ağırlıklı olarak Berlin’de yürüten önemli isimler. Berlin sakini bu isimler arasındaki işbirlikleri müzikal alanda ilgi çekici ürünlerin çıkmasına da yol açıyor. Bunlar arasında Frahm imzalı olan çalışmalar özellikle dikkat çekiyor. Frahm’ın Anne Müller ile çıkardığı 2011 tarihli albüm 7fingers; Frahm ve Olafur Arnalds’ın bir araya gelerek Arnalds’ın Berlin-Wedding’teki evinde kaydettikleri Trance Frendz ve albümün hikâyesini anlatan ‘ Trance Frendz: An Evening with Olafur Arnalds and Nils Frahm’ belgeseli Berlin işbirliği kapsamında yapılan önemli çalışmalar.