Nisan Ayı ve Bahar: Doğanın Yeniden Uyanma Hali

Nisan… Favori ayım. Bütün şanslarım, en mutlu anlarım, dönüşümlerim, doğum günüm nisan demek benim için. Eminim ki, tüm okuyuculara da güzel şeyler anımsatıp gülümsemelerini sağlıyordur. Yani, umarım… Nedense, kendisinin gelişi hiçbir zaman büyük bir kıyamet, bağırış çağırış ile olmaz. Kapıyı çalmaz, sahneye çıkmaz, kendini ilan etmez. Ama bir sabah uyanırız ve hava değişmiştir. Işık başka bir yerden vurmuştur ve ılıktan bir yaz havası, hafif bir yağmurla karışık rüzgarla mest olmuşuzdur. Ve fark etmeden, biz de değişmişizdir. Ama bu değişim öyle dramatik değildir. Hayatımız kökten değişmemiş, o sabah radikal bir karar almamışızdır. Daha çok nasıl desem, içten içe, yavaşça yer değiştiren bir şeyler olmuştur. Son yıllarda ortaya çıkan ve tam da bu hali tarif etmek için kullanılan bir ifade var hatta: “soft rebirth”.

Şöyle bir baktım ama bu kavramın tek bir çıkış noktası ya da bunu ilk söyleyen kişi yok. Daha çok pandemi sonrasında, psikolojide değişimlerle kullanılmaya başlayan bir ifade. Kallavi, sert ve ani yeniden başlama durumlarının yerine, daha gerçekçi değişim süreçlerinin gelmesini anlatıyor aslında. Hani daha bizim bildiğimiz ve uygulayabildiğimiz türden. Hani, zorlandığımız zamanlarda kimse bir gecede yeni bir hayata başlamıyor, değişiyoruz ve bu zaman alacak, sakin türünden.










