Norveç'in Büyülü Şehirleri: Oslo, Bergen ve Flam

Uzun süredir hayalini kurduğumuz Norveç’e bu yaz tatilini fırsat bilip gitmeye karar verdik. İki gece Oslo, iki gece Bergen ve birkaç küçük fjyord turu ile bu tadımlık seyahatimizden çok memnun kaldık. Sizlere faydalı gelebilecek bilgiler içeren gezi notlarıma gelin hep birlikte bir göz atalım.
Oslo
İtiraf etmem gerekirse ilk vardığımda Oslo şehri çelik yığınından oluşmuş, heryerde yarım kalmış inşaat alanlarından geçilmeyen bir yer olarak gözükmüştü gözüme. Ancak caddeleri arşınladıkça, o yemyeşil parkları, her biri heykellerle süslenmiş geniş meydanları ve doğası bozulmamış binalarıyla muhteşem bir yere geldiğimizi anlamam fazla sürmedi. Küçük bir şehir olduğundan ve görülmesi gerekenler nispeten birbirine yakın olduğundan şehri kısa zamanda keşfedebildik. Oslo’nun en cıvıl cıvıl, en hareketli sayabileceğimiz bölgesi The National Theatre’ın olduğu meydan. Zaten tam onun karşısında da yine şehrin önemli binalarından biri olan Parlamento binası var. Bu muhteşem görünümlü iki binanın ortasında ise fıskiyeli havuzu olan yemyeşil bir park var ki, insanlar sereserpe uzanmış, kimi kuşları besliyor, kimi bankta oturmuş sandviçini yiyor; herkes mutlu, mesut ve huzurlu. Zaten Oslo’da nüfus o kadar fazla olmadığından bizdeki gibi herhangi bir koşuşturma veya stres söz konusu değil. İnsanlar gayet sakin ve zinde görünüyor. National Theatre’ın tam arkasında kalan Royal Palace ve çevresindeki Slottsparken parkı gerçekten muhteşem yerler. İçinde çocuk oyun alanı, göletleri, küçük köprüleri ve heykelleri ile tek kelimeyle bir görsel şölen…





















