Not Yet Gone: Henüz Gerçekleşmemiş Olasılıkların Kesişimi

Not Yet Gone: Henüz Gerçekleşmemiş Olasılıkların Kesişimi

Shiva Zahed Gallery üçüncü sergisini “Not Yet Gone” 7 Kasım’a kadar ziyaret edebilirsiniz! Sergide ⁠⁠Arya Tabandehpoor, Omid Mehdizadeh, Kimia Askarian, Sina Boroumandi, Shahin Esfandiari, Rana Heidarzade ve Alborz Kazemi’nin çalışmaları bir araya geliyor. Sergi kapsamında Arya Tabandehpoor, Omid Mehdizadeh ve Rana Heidarzade ile sohbet ettim.

not-yet-gone-installation-view-1
Not Yet Gone | Fotoğraf: Arya Tabandehpoor

“Not Yet Gone”, fotoğrafı geçmişin sabitlenmiş bir kaydı olarak değil; hafıza, zaman ve henüz gerçekleşmemiş olasılıkların kesiştiği bir alan olarak ele alıyor. Sizin pratiğinizde fotoğrafın geçmişe ait bir görüntü olmanın ötesine geçerek hem bugünü hem de henüz gerçekleşmemiş olanı taşımasını sağlayan nedir?

Bunları Da Okuyun

Arya Tabandehpoor: Pratiğimin ilk dönemlerinden bugüne uzanan çalışma sürecimde, fotoğrafı sürekli olarak iki boyutlu yüzeyin dışına taşımaya çalıştım. Bunu kimi zaman fotoğrafları katmanlar hâlinde üst üste yerleştirerek, kimi zaman mekanik ve elektronik düzenekler aracılığıyla fiziksel durumlarını değiştirerek, kimi zaman da görüntüleri kesip birbirine dokuyarak gerçekleştirdim. Görüntünün algılanma biçimindeki bu değişim, fotoğrafın yalnızca geçmişe ait sabit bir kayıt olarak kalmasının önüne geçiyor.

Omid Mehdizadeh: Sonluluk/Sonsuzluk serisinin temel meselesi yalnızca deniz manzaralarını kaydetmek değildir. Ancak kayıt altına almak -görüntüyü dondurmak- onun geleceğini tasavvur etmek ve hayal etmek için bir imkân yaratır. Bu seride gelecek, geçmiş kadar önemlidir. Deniz ve kıyı görüntüsüne müdahale etmek, benim varlığımın -benlik anlamında değil- kendi iradem ve yorumum doğrultusunda değişim yaratabildiği bir biçime dönüşebilir.

Rana Heidarzade: Benim için fotoğraf, deneyimlendiği anda bile yok olmaya başlayan bir âna tutunma çabası. Fotoğrafı unutmaya direnmenin bir yolu olarak çekiyoruz ancak bir fotoğraf, yaşanmışlığın yalnızca tek bir parçasını koruyabilir. O anda bedenin varlığını, duyumsadıklarımızı ya da dünyayla kurduğumuz bağı bütünüyle muhafaza edemez.

Embodied Memory’de bedenin temas yoluyla hatırladığı deneyimlerle ilgilenmeye başladım. Örneğin, ayaklarımızın ilk kez çimene değdiği anı düşünelim. O anda beden bütünüyle şimdidedir; çevresiyle doğrudan bir bağ kurar. Temas sona erdiğinde o an artık geride kalmıştır ancak deneyimin bir parçası bedende ve hafızada varlığını sürdürür.

Fotoğrafın yalnızca geçmişi temsil etmenin ötesine geçtiği yer de burası. İşte geçmişten görüntüler, izleyicinin o anda canlı olarak üretilen görüntüsüyle bir araya geliyor. İzleyici, kolajların katmanları arasında kendi görüntüsünü görüyor; böylece geçmiş ve şimdi aynı görsel alanı paylaşıyor. Fotoğraf, geçmişte yaşanmış bir deneyimin şimdiki bedenle karşılaşabildiği bir mekâna dönüşüyor ve görüntünün anlamının dönüşmeye devam etmesine olanak tanıyor.

not-yet-gone-installation-view-6
Not Yet Gone | Fotoğraf: Rana Heidarzade

Sergi boyunca fotoğrafın kesinlik ve gerçeklik vaadi; kesme, silme, yeniden kurma, dokuma, ışık ve farklı malzeme müdahaleleri aracılığıyla sorgulanıyor. Sizce bir fotoğraftaki “bozulma” ya da dönüşüm, görüntüden yalnızca bir şey eksiltmek yerine yeni anlam olasılıkları yaratabilir mi? Bu müdahale pratiğiniz içinde neye alan açıyor?

Arya Tabandehpoor: Müdahale, bozulma ve manipülasyon ancak zaman içinde ve sürekli bir çalışma pratiği sonucunda geliştiğinde fotoğrafın kavramsal ve anlamsal katmanlarını genişletebilir. Çalışma sürecimde ortaya çıkan ilk müdahaleler hiçbir zaman nihai değildir. Bu müdahaleleri belirledikten sonra onları farklı fotografik bağlamlarda uygular, ardından bunların nedenlerini ve kavramsal dayanaklarını araştırırım. Bu çerçeveyi bulduktan sonra yeniden fotoğraflara döner ve seriyi buna göre oluştururum. Pratiğimde Disruption, Distortion, Connection (97) serisi, bu tür müdahalelerin en belirgin örneklerinden biridir; kodlama, makine yapımı ve bu sistemlerin bir araya gelmesi yoluyla geliştirilen bir manipülasyon biçimidir.

not-yet-gone-installation-view-8
Not Yet Gone | Fotoğraf: Arya Tabandehpoor

Omid Mehdizadeh: Bu seride sonluluğun tanımından -bilinebilir olan, görünürlük kazanan ve duyulur ve akledilir bir çerçeve içinde düşünülebilen her şeyden- hareketle, mümkün olduğunca kesinlikten ve geçmişe yönelen bir gerçeklik anlayışından kaçınmaya çalıştım. Kameranın kaydettiği görüntüye farklı yollarla müdahale ederek bunun yerine belirsizlikle ve gelecekteki gerçeklikle ilgileniyorum.

not-yet-gone-installation-view-10
Not Yet Gone | Fotoğraf: Omid Mehdizadeh

Rana Heidarzade: Evet. Benim için fotoğrafı dönüştürmek, görüntünün tamamlanmış ve kesin bir kayıt olduğu fikrinden uzaklaşmasını sağlıyor.

Hafızanın kendisi de sabit değil. Bir şeyi her hatırladığımızda ona bugünkü konumumuzdan bakıyoruz ve hafıza bizimle birlikte değişebiliyor. Kesme, katmanlama ve kolaj tekniklerini de hafızanın bu niteliğini yansıtmak için kullanıyorum; farklı ânların tek bir kadraja hapsolmak yerine üst üste gelmesine izin veriyorum.

Kolaj benim için özellikle önemli çünkü bir anının sabit bir görüntüden ziyade bir mekâna dönüşmesine olanak tanıyor. Farklı parçalar aynı anda var olabiliyor ve böylece hafızanın deneyimlenme biçimine daha yakın bir atmosfer oluşuyor: Eksik, katmanlı ve zaman zaman muğlak.

İzleyicinin varlığı da bu sürecin bir parçasına dönüşüyor. İzleyicinin canlı görüntüsü geçmişten kalan parçaların yanında beliriyor ve çoktan gerçekleşmiş olanla şu anda gerçekleşmekte olan arasında bir karşılaşma yaratıyor. Dolayısıyla müdahale, fotoğraftan yalnızca bilgi eksiltmiyor; izleyicinin görüntünün içine girebileceği ve onun zamansal ilişkisine dahil olabileceği bir alan açıyor.

Hauntology kavramı, yalnızca ortadan kaybolmuş olanın değil, hiç gerçekleşmemiş olsa da mümkünlüğünü koruyan şeylerin de şimdinin içinde varlığını sürdürebileceğini öne sürüyor. Kendi çalışmalarınız üzerinden düşündüğünüzde, sizi daha çok geçmişte geride kalmış olan mı, yoksa gerçekleşmemiş bir ihtimalin bugün bıraktığı iz mi ilgilendiriyor?

Arya Tabandehpoor: Üretim sürecimde, kullandığım tekniklerin çeşitliliğine rağmen işlerimin genel dilinin bütünlüğünü korumasına yardımcı olan birkaç temel ilkeye bağlı kalırım. Fotoğraf tarihine ait aygıtların kullanımı, mekanik ve elektronik robotların inşası ve büyük ölçekli fotoğrafların kesilmesi bu ilkelerin en önemlilerindendir. Aygıtlarla kurduğum bu ilişki hem fotoğraf tarihinden beslenir hem de yeni robotik sistemler aracılığıyla, bugüne kadar görsel sanatlar alanında görünürlük kazanma fırsatı bulmamış olasılıkları araştırır.

Omid Mehdizadeh: İzleyiciyi bir fotoğraf makinesine, sanat eserini de onun fotoğrafını çektiği özneye benzetirsek, izleyicinin zihninin bir kamera gibi işlemediğini söyleyebiliriz. Aksine, bir yazar gibi davranır: Kuşku duyar, yeniden kurar ve değişime alan açar. Bu açıdan, işlerimde henüz gerçekleşmemiş pek çok olasılığın bulunduğuna inanıyorum. İzleyicinin görevi ise yazar rolünü üstlenerek eserimi kendisi için yeniden yazmak ve ardından yeniden okumaktır.

not-yet-gone-installation-view-3
Not Yet Gone | Fotoğraf: Omid Mehdizadeh

Rana Heidarzade: Geçmişin şimdinin içinde varlığını sürdürme biçimiyle daha çok ilgileniyorum. Benim için geçmiş, yalnızca arkamızda bıraktığımız bir şey değil. Yaşadıklarımız kimliğimizin, aldığımız kararların, bugünü deneyimleme ve geleceği hayal etme biçimimizin bir parçasına dönüşüyor. Bir deneyim sona ermiş olsa bile etkileri beden ve hafıza aracılığıyla varlığını sürdürebiliyor.

Bu, Embodied Memory için özellikle önemli. Bir dokunuşu olduğu haliyle korumak ya da yeniden yaşamak mümkün değil ancak beden onun izini taşıyabiliyor. Şimdiki zamanda yaşanan benzer bir deneyim, geçmişten bir şeyi yeniden harekete geçirebiliyor. Fakat bu, ilk âna geri dönüş anlamına gelmiyor; daha önce yaşanmış olanın şekillendirdiği yeni bir deneyim ortaya çıkıyor.

Bu nedenle geçmişe ait görüntüleri izleyicinin şimdiki görüntüsüyle karşı karşıya getiriyorum. Benim ilgimi çeken, çoktan gerçekleşmiş bir şeyin şimdiki bir karşılaşma aracılığıyla yeniden etkin hâle geldiği an.

Benim için hafıza, geçmişin depolandığı basit bir yer değil. Geçmişin şimdide yaşamaya devam etme biçimlerinden biri.

Kapak Fotoğrafı: Omid Mehdizadeh

İlginizi çekebilir: Burcu Dimili’den Shiva Zahed ile Sohbet

Yazı Yorumları (0)
Bu yazıya ilk yorumu siz yazın!