Noushin Vedaei'den Binbir Gece Masalları: Tanıdık Hikâyeye Heykelden Yorum

Noushin Vedaei'den Binbir Gece Masalları: Tanıdık Hikâyeye Heykelden Yorum

Noushin Vedaei, İsfahan’dan bir sanatçı olarak, hiçbir zaman unutulmayan bu efsaneleri kâğıt hamuru heykelleriyle yeniden hayata getirmeye karar verdi. “Binbir Gece Masalları” denildiğinde akla ilk gelen Alaaddin ve Sinbad aslında bu hikâye koleksiyonunun sonradan eklenmiş karakterler. Vedaei ise bu klasik edebi eseri, Hint ve Fars kökenlerinden yola çıkarak tamamen özgün bir bakış açısıyla yorumlamış. Böylece, yüzyıllar boyunca aktarılmış bu renkli anlatıların arkasında yatan tarihsel katmanları ve mitolojik kökleri sanatsal bir pratikle yeniden keşfetmiş. Sergiyi buradan ziyaret edebilirsiniz.

13-54
Noushin Vedaei | Fotoğraf: Walter L. Meyer

“Binbir Gece Masalları” hakkında ne bildiğimizin çoğu aslında bir yanılsama. Bu masallar, sözlü kültürde binlerce yıl boyunca aktarılmış, sonra çeşitli dönemlerde yazıya dökülmüş hikâyelerden oluşuyor. İran, Hindistan, Irak, Mısır, Türkiye ve Yunanistan gibi çeşitli coğrafyalardan derlenmiş bu yapıtlarda esas çerçeve, bir kadının her gece yeni hikâyeler anlatarak hayatını kurtarmasından yola çıkan bir Hint hikâyesi. Vedaei’nin sergisinde kullandığı bu çok katmanlı geçmiş, onun heykellere daha derin bir anlamlandırma ekliyor.

Bunları Da Okuyun

Belki de en ilginç tarihsel gerçek, Batı’nın tanıdığı ünlü hikâyelerden biri olan Aladdin, Ali Baba ve Denizci Sinbad’ın aslında 18. yüzyıl Avrupa çevirilerine eklenen nispeten yeni katkılar arasında olması. Vedaei, bu tür katmanlı bir tarihe karşı kendi çalışmasında bilinçli bir duruş takınarak, başlangıç hikâyelerine ve eski edebiyat geleneğine adeta dönüş yapıyor.

Noushin Vedaei’nin heykellerinde dikkat çeken en önemli nüans, sanatçının eski İran destanları “Şahname” ile bağlantı kurması. Bu sergide, İslam öncesi İran mitolojisinin temel temalarından biri olan iyilik ve kötülük arasındaki mücadele işleniyor. Hayvan karakterlerin insani nitelikler taşıdığı, hatta birer vaiz veya rehber rolü üstlendiği bu hikâye dünyası, “Binbir Gece Masalları”nın didaktik yapısıyla mükemmel bir uyum gösteriyor.

05b
Noushin Vedaei’den Binbir Gece Masalları | Fotoğraf: Walter L. Meyer

Vedaei, bu çalışmalarda kâğıt hamurunu bir araç olarak kullanarak, heykelle ve enstalasyonla, sembolü ve gerçekliği aynı anda sunma yolunu seçmiş. Sanatçının kendisinin belirttiği gibi, “Bu serginin temel kökü, bu kahramanların temel tomurcuğunu oluşturuyor. Yani “Sihri!” Sanatın çalışma sürecine bakıldığında, kültürel mirasın yeniden yorumlanması kadar önemli olan şey, sanatçının klasik edebiyatı çağdaş sanat dilinde nasıl çevirdiğidir.

02c
Noushin Vedaei’den Binbir Gece Masalları | Fotoğraf: Walter L. Meyer

Vedaei’nin heykellerine bakıldığında, Batı sanat tarihinde benzer bir yaklaşımla ilişki kurmak mümkündür. Tıpkı Jeff Koons’un ve diğer çağdaş sanatçıların kültürel ikonları yeniden biçimlendirdikleri gibi, Vedaei de dünya kültürünün en önemli yapıtlarından birini kendi sanat dili üzerinden yeniden sunuyor. Ancak batılı sanatçılardan farklı olarak, o bu efsanelerin kendi coğrafyasından ve kültürünün derinliklerinden geliyor.

10-90
Noushin Vedaei’den Binbir Gece Masalları | Fotoğraf: Walter L. Meyer

Serginin hazırlık aşamasının her anı bir anekdottan oluşuyor. 2026 Şubat sonlarında, İran Savaşı öncesinde başlayan bu çalışma, üç aylık kesintilerle, sosyal ve siyasi gerilimler içinde Amerikalı Küratör Walter L. Meyer’in de katkısı ile tamamlanmış. Bu bağlamda, sanatçının efsaneleri seçmesi sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda kültürel direniş ve hafıza koruma eylemiyle iyi bir örtüşme yaşamış. İyilik ve kötülük üzerine yüzyıllardır dilden dile dolanan eski hikayeler, günümüzün gerilimli dünyasında yeniden okunuyor bu vesile ile…

İçeriğin Gücü, Formu Saçmalatarak Zirveye Ulaşıyor

Vedaei’nin çalışmalarının güçlü yönü, sanatçının bu masallardan ne koparttığında yatıyor. Klasik edebiyata duyulan derin ilgisi, heykelsel dille nasıl aktarıldığı konusunda da kendine yer bulmuş. Sanatçı, çalışmaya hazırlanmak için “birbirinden çok farklı nitelikte Binbir Gece Masalları öyküleri içeren metinler” okumuş ve hatta sesli versiyonlarını bile dinlediğini anlatıyor. Bu kapsamlı araştırma, nihai yapıtlarında haliyle bir derinlik ve orijinalite yaratıyor.

Bir estetik değeri yaratmanın yanı sıra, sembolik ağırlığı da sorgulamaya açık eserler yaratılmış. Kahraman Rostam ve Beyaz Şeytan gibi tarihsel figürlerden yola çıkarak, Vedaei çağdaş izleyiciye bu hikayelerin neden hâlâ önemli olduğunu da anlatıyor. Her heykel izleyici ile görme ve hissetme aracılığıyla buluşuyor diyebiliriz.

12-69
Noushin Vedaei’den Binbir Gece Masalları | Fotoğraf: Walter L. Meyer

Noushin Vedaei’nin “Binbir Gece Masalları” sergisi, salt sanat yapıtları olmanın ötesinde, kültürel mirasın nasıl korunacağı, yeniden sunulacağı ve çağdaş karşı konması sorunsalı üzerine de düşünmeye davet ediyor. Sanatçı, bu antik efsaneleri yalnızca heykel biçimde sunmakla kalmıyor, onları var olan anlamından çıkarmış ve yeni bir muhtevaya dönüştürüyor.

04a
Noushin Vedaei’den Binbir Gece Masalları | Fotoğraf: Walter L. Meyer

Serginin en önemli mesajı da bana göre bu: Önceki medeniyetler kadar, bizim de kültürel hafızamızı koruma ve yeniden yaratma sorumluluğumuz var. Vedaei’nin çalışmasında “Sihir” dedikleri şey, tam olarak bu yüzyılın kağıt masalları aslında üstelik su ve çamur vasıtasıyla yeniden canlandırılmış ve günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Heykeller hakkında daha fazla bilgi almak için sanatçıya ulaşabilirsiniz!

Kapak Fotoğrafı: Noushin Vedaei’den Binbir Gece Masalları – Walter L. Meyer

İlginizi çekebilir: Burcu Dimili’den Shiva Zahed ile Sohbet

Yazı Yorumları (0)
Bu yazıya ilk yorumu siz yazın!