Okja: Netflix'ten Mükemmel Bir Taşlama Örneği

Filmleriyle kendisinden her zaman söz ettirmeyi başaran ve özellikle Parazit filmi ile geniş bir hayran kitlesine ulaşan Boon Joon-ho, 2017 yapımı Okja ile de sinema alanındaki yeteneğini bir kez daha konuşturmuş. Film Netflix yapımı olması sebebiyle çokça eleştirilmişti, hatta Cannes’da gösterimi sırasında yuhalanmaya bile maruz kalmıştı. Bu olaylı hikayesi ve konusu bakımından çarpıcı bulduğum filmi, yazının bundan sonraki kısmının spoiler içerebileceğini belirttikten sonra biraz daha incelemek istiyorum.

Filmde; GDO’lu yiyecekler, reklamcılığın ve pazarlamanın iç yüzü, yeme alışkanlıkları, para hırsı, canlıları birer meta olarak gören kapitalist sistem ve insan bencilliği işleniyor. Film ilk bakışta sadece veganlık veya vejetaryenlik manifestosunu savunuyor gibi görünse de aslında çok daha boyutlu mesajlar içeriyor. Hatta baş karakterlerimizden olan Mija’nın balık ve tavuk yediğine tanık oluyoruz. Mija’nın balık tuttuğu ve suya geri bıraktığı sahnede ise filmin ihtiyaçtan fazlasını tüketmeye karşı yaptığı eleştiriyi görüyoruz. Bunun yanında film, diğer sahneleriyle bizlere hayvan haklarını savunanların taşıması gereken etik değerlerin neler olduğunu anlatıyor ve hayvan haklarını savunmak için veganlık veya vejeteryanlık zorunlu ön şart mıdır sorusuna eğiliyor.










