Outlander: Yıllara Meydan Okuyan Epik Bir Aşk Hikayesi

2014’ten beri yayında olsa da benim yeni keşfettiğim ve bunca yıl neden bu kadar habersiz olduğuma çok şaşırdığım bir dizi ile karşınızdayım. Diana Gabaldon’un aynı adlı roman serisinden uyarlanan Outlander, 200 yıllık bir zaman dilimini saran epik bir aşk hikayesi…
Hikaye baş karakter Claire Randall’ın 1946 yılında İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesiyle beraber kocasıyla çıktığı ikinci balayında başlıyor. Claire, savaş süresince hemşirelik görevi yaptığı cephede korkunç sahnelere tanıklık etmiş, hayat kurtarmayı kendine hedef edinmiş güçlü bir kadın; kocası Frank Randall ise ailesinin köklerini araştırmak üzere ikinci balayını İskoç Dağları’nda Inverness Kasabası’nda planlamış bir tarihçi. Savaşın yeni bittiği bu günlerde Claire ve Frank birbirlerine kavuşmuş olmanın mutluluğunu bu dingin kırsalda huzurla yaşayan mutlu bir çift. Ancak Claire hiç beklemediği bir anda, Craigh na Dun adlı kutsal mekanda kendini 200 yıl öncede, 1743’ün İskoçya’sında buluyor! Burada tanışacağı Jamie Fraser adlı kahraman, Kuzey İskoç (Scottish Highlander) hayatının en önemli karakterlerinden biri ve Claire’in hayatının aşkı haline geliyor…











