Özbekistan Seyahat Notları: Semerkant'tan Buhara'ya

Amin Maalouf’un Semerkant adlı kitabını okuyup İsfahan ve Semerkant’ı merak etmemek neredeyse imkansız. Ömer Hayyam’ın yolculuğuna rubaileriyle eşlik ettiğimiz masalsı ve otantik bir hikayesi vardı. Ben ise önce İsfahan’a seyahat edip ardından bu kitabı okumaya karar vermiştim. Uzun zamandır aklımda olan Semerkant seyahatimi de nihayet geçtiğimiz ay eşimle beraber gerçekleştirdim ve kitabı tamamen anlamlandırabildim. Gitmişken Buhara ve Taşkent’i de plana aldık ve Özbekistan’a öyle hayran kaldık ki sizlerle de paylaşmak istedim. Başlamadan ufak bir not: İsfahan deneyimimi bu yazımda okuyabilirsiniz.

Özbekistan Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Seyahat notlarıma geçmeden önce, sizlere Özbekistan hakkında genel birkaç bilgi vermek isterim. Orta Asya’da bulunan ve denize sınırı olmayan Özbekistan’ın komşuları Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan ve Türkmenistan. Tarihlerinde Timur İmpartorluğu’nun çok önemli bir yeri var ve Timur onlar için gelmiş geçmiş en büyük lider. 1991 yılında bağımsızlığını ilan ederek Sovyetler’den ayrılan bu ülkenin başkenti Taşkent ve yaklaşık 36 milyonluk bir nüfusa sahip. Pamuk tarımı, tekstil ve doğal kaynakları Özbekistan için önemli bir gelir kaynağı. Ucuz iş gücü ve iş fırsatları sayesinde son yıllarda yatırımcıların yönünü çevirdiği önemli bir nokta olarak öne çıkıyor. Halkı Özbekçe konuşsa da nüfusun önemli bir kısmı Rusça da biliyor, bu nedenle birçok yerde Rusça ile karşılaşıyorsunuz. İngilizce bilen kesim ise çok limitli. Ancak Özbekçe’nin Türkçe ile çok fazla ortak kelimesi olduğundan siz Türkçe, onlar Özbekçe konuştuğunda günlük hayattaki temel iletişimi sağlayabiliyorsunuz.














