Özgür Mumcu ile: "Dünyalılar" Kitabı Üzerine

Yağmurlu bir perşembe sabahı, çantamda akıl defterim, zihnimde türlü sorularla Akatlar’a gitmek üzere yola koyuldum. İstanbul yağmura teslim; ben ise telaşla karışık bir heyecanın içindeydim. Çünkü birazdan, yoğun temposuna rağmen beni kırmayıp röportaj teklifimi kabul eden; podcast’lerini, yazılarını ve kitaplarını severek takip ettiğim bilim insanı, yazar, uluslararası hukukçu, gazeteci ve podcast’çi Özgür Mumcu ile buluşacaktım. Heyecanımın yanında, entelektüel birikimi bu denli geniş biriyle sohbet edecek olmanın yarattığı panik de benimleydi. İçimden “Keşke daha çok kitap okusaydım” diye geçirdiğimi de itiraf etmeliyim. İlk izlenimde Özgür Mumcu oldukça ciddi biri; bu ciddiyet insanı ister istemez hizaya sokuyor. Haliyle planladığım hiçbir espriyi yapamadım ve kitabımı imzalatmayı da unuttum. Fakat o ilk izlenimdeki ciddiyetin ardında; kibar, samimi, mütevazi ve sahip olduğu entelektüel birikimi gerçekten hazmetmiş, oldukça doğal biri var, fikrimce. Sorularımı içtenlikle yanıtlayan Özgür Mumcu’nun üslubunun ve birikiminin arkasındaki düşünsel derinliği yakından görmek gerçekten çok etkileyici ve benim için çok kıymetliydi. İlk romanı Barış Makinesi ile EBRD Edebiyat Ödülleri’nin uzun listesine giren; 11 dile çevrilen ve bu romanıyla uluslararası tanınırlık kazanan Mumcu’yla, Barış Makinesi’nden dokuz yıl sonra April Yayıncılık’tan yayımlanan ve kısa sürede üçüncü baskıya ulaşan ikinci romanı Dünyalılar üzerine ve elbette benim merak ettiklerim hakkında konuştuk. Uzaylılardan insanlığı öğrenmediğimiz; Özgür Mumcu gibi zihinlerin çoğaldığı günlerde, keyifli okumalar dilerim.

Hikâyenin en başına dönerek başlamak istiyorum açıkçası. Neden hukuk okumak istediniz ve hukuk okumaya nasıl karar verdiniz?













