Şehir hayatının bir parçası olan bizler için çoğu gün aynı çizgide ilerliyor; sıkı bir çalışma temposu, yapılması gereken telefon konuşmaları, atılması gereken mail’ler ve bir an önce yetiştirilmesi gereken işler… Çoğu zaman yaşadığımız anların yüzde yüz farkında olmuyoruz. Sözün özü, doğanın insanda yarattığı olumlu duyguları, durağanlığın ve sessizliğin ortaya çıkardığı mutluluk duygusunu kaçırıyoruz. Oysa ki, gün içinde hepimizin doğayla iç içe geçirdiği, etrafta uçuşan kelebeklerin güzelliğine hayran kalıp temiz havayı içine çektiği bir kaç saate ihtiyacı var ve kabul edelim, bu birçoğumuzun aklında olan ancak zamansızlıktan dolayı sürekli ertelediği bir düşünce. Belki de tam şu an, tüm gerekliliklere ‘dur’ deyip doğanın size sunmaya hazır olduğu pozitif enerjiyi hayatınıza kabul etmenin vakti.

Keyifli bahçesi ve yeşillikler içindeki ortamıyla şehrin ortasında size çok uzaklardaymışsınız gibi hissettiren Voi Central‘da yiyeceğiniz sağlıklı bir öğün; serin bahçesiyle Backyard‘da kendinize ayıracağınız birkaç saat, Küçük Bebek’in keyifli arka bahçesi Hidden House’ta bir kahve molası doğayı hissetmek için yapabilecekleriniz arasında. Hafta sonlarınızı ise İstanbul’a fazla uzak olmayan kaçamaklarla değerlendirebilir, kendinizi dinlendirici mekanlara atabilirsiniz. Huzurlu atmosferleriyle Şile’de Casa Lavanda Kocaeli’de Narköy, Eceabat’ta Porta Caeli, Silivri’de Grandma’s Wonderland adeta ruhunuzu iyileştirecek. Doğaya döndüğünüzde aslında ondan ne kadar ilham alabileceğinizi, şans eseri elinize konan bir uğur böceğinin sizi ne mutlu edebileceğini ve bunun başlı başına bir mucize olduğunu fark edeceksiniz. Belki özgürce dolaşırken gözünüze çarpan bir dört yapraklı yonca size ne denli şanslı olduğunuzu yeniden hatırlatacak. Sürekli sesini duymaya alıştığınız zihninizin sessizliğine şaşıracak, yeşile her dokunuşunuzda kendinize daha çok yakınlaştığınızı göreceksiniz. Doğa size şöyle fısıldayacak: #doğalolaraksen çok güzelsin!