Peygamberin Şarkısı: Empatiyi Zorlayan Bir Distopya

Bugün bu yazıyı yazma sebebim, Peygamberin Şarkısı’nın bende bıraktığı “rahatsız edici uyanıklık” hissini kayda geçirmek. Açık söyleyeyim, bu romanı okurken birkaç yerde durup nefes aldım. Çünkü anlatılan şey “uzakta bir yerde” değilmiş gibi geldi. Ve kendimi sürekli şunu derken yakaladım: “İnsan buna nasıl alışır?” Alışıyor mu gerçekten, yoksa mecbur mu kalıyor? Romanın en sert tarafı bence burada. Felaketi bir anda patlatmıyor; adım adım, gündelik hayatın içine sızdırıyor. O yüzden bende bıraktığı etki hâlâ taze.

Paul Lynch, İrlandalı bir yazar ve Peygamberin Şarkısı, onun beşinci romanı. Kitap 2023 yılında yayımlanıyor ve aynı yıl Booker Prize’ı kazanıyor. Booker jürisinin roman ile ilgili altını çizdiği nokta ise, güncel politik iklime çok doğrudan dokunması ve otoriterleşmenin bir anda olup bitmediğini göstermesi. Her şey küçük küçük başlıyor; kurumların anlamı yavaş yavaş boşalıyor ve bir bakıyorsun “normal” dediğin hayat sessizce değişmiş. Okurken tüm bu sürece hiç acele etmeden adım adım tanık oluyorsun, ve yazar bunu gerçekten büyük bir ustalıkla ele alıyor.











