Pınar Civan ile: "Dis-moi" Üzerine Bir Sohbet

13 going to 30 çocukken favori filmimdi orada Jenna karakterinin dergiyi yenilemeye çalışırken yaptığı duygusal bir konuşma vardı. Diyordu ki: “Bu kadınlar kim? Tanıyan var mi? Ben hiçbirini tanımıyorum. Ben dergimde en yakın arkadaşımın ablasını, yan komsumu görmek istiyorum. Zeki, güzel ve olduğu kişiden memnun kadınlar… Örnek almamız gerekenler onlar. Hadi hayatı dergilere geri getirelim.” Büyüdükçe de bu diyaloga dair fikrim değişmedi. Yazdığım şeyler hep bu çerçevede şekillendi. Daha güzeliyse bunu yalnızca benim değil onlarca kadının daha yapıyor olması. Pınar Civan’ın durumundaysa kelimesi kelimesine çünkü yeni kitabı Dis-moi’de 20 yıl boyunca yaşadığı 3 kıtada farklı kültürlerden kadınlara hayat, aşk ve kadınlıkla ilgili sorular soruyor. Biz de Pınar ile bir araya geldik ve bana heyecan veren kitabıyla ilgili konuştuk.

Pınar selamlar, öncelikle seninle yeni kitabın Dis-moi aracılığıyla tanıştığıma çok memnun oldum. Dis-moi’de 20 yıl boyunca yaşadığı 3 kıtada farklı kültürlerden kadınlara hayat, aşk ve kadınlıkla ilgili sorular yöneltiyorsun. Kitapta yer alan kadınlarla nasıl tanıştın? Sormak istediğin sorular zaten aklında mıydı? Yoksa sorular ve kitap da yaşamım akışında mı gelişti?










