Entegre beslenme ve sağlık koçuyum. Kendi beslenmemi düzeltmeye yaklaşık 6 sene önce başladım. Bir reklam ajansında çalışıyordum ve çok büyük travmalarım olmasa da 21 yaşında bir depresyon hikayem var. O depresyonu atlattıktan sonra yorgunluğu bende kaldı. Sürekli eve gidip yatma, dinlenme ihtiyacı duyuyordum. Beslenmem felaketti; sürekli şekerler, çikolatalar yiyordum ve günde 7-8 kahve içiyordum. Akşamları alkol de içiyordum.
Enerjimi bir türlü toparlayamayınca “Ne oluyor bana, bende bir terslik var” diye düşünmeye başladım ve ilk farkettiğim şey hiç sebze yemediğim oldu. Kendime nasıl sebze yedirebilirim diye düşündüm ve sebzelerin tadını sevmediğim için suyunu sıkmaya başladım (zencefil ve limon ile). İlk bardağımı içtiğim günü hatırlıyorum; enerji patlaması yaşadım ve ufak bir aydınlanma yaşadım: “Bir dakika ya, ben bunca zamandır baya besinsiz kalıyormuşum”.
Sonraki dönemde araştırmaya ve çevremden duyduğum diyetleri denemeye başladım: “Glutensiz beslenme diye bir şey varmış”, “Vegan mı olmalı acaba” vs. Hepsinin farklı etkileri oldu. Ve bunları denerken Amerika’da mezun olduğum okulumu buldum: Institute for Integrative Nutrition. Bu okulda bize bir yıl boyunca bütün beslenme tarzlarını anlattılar ve kendime aldığım ana mesaj ise şuydu: Herkese iyi gelen bir beslenme tarzı yok, her diyet farklı insanlara farklı şekilde etki yapar ve herkes kendine iyi gelen beslenme tarzını bulmak zorunda. Bir yılın sonunda oradan sağlık koçu olarak mezun oldum ve şu anda sağlık koçu olarak insanların kendileri için doğru beslenme tarzını bulmalarına yardımcı olmaya çalışıyorum. Örneğin bir insan etik sebeplerden vegan olmak isteyebilir; ama bu onun çok yorgun hissetmesine yol açıyorsa beraber beslenmesini biraz modifiye etmemiz gerekir.