Rus Piyanist Ilya Maximov ile: Piyanonun Kalbine Yolculuk

Rus piyanist Ilya Maximov, sahnedeki zarafeti ve derin müzikal yorumu ile çağdaş klasik müziğin en dikkat çekici isimlerinden biri. Dünyanın önde gelen orkestralarıyla verdiği konserler, uluslararası yarışmalardaki başarıları ve kendine özgü romantik üslubuyla tanınan sanatçı, bu kez Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile dünya prömiyeri gerçekleşecek sezon açılış konseri için İstanbul’da. Kendisiyle müzikle kurduğu bağdan, genç müzisyenlere vereceği tavsiyelere, İstanbul’un klasik müzik sahnesine dair düşüncelerine uzanan samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle röportaj davetimizi kabul ettiğiniz için teşekkürler. En başa dönelim, müzikle olan ilginiz nasıl başladı?
Rusya’daki her kültürlü aile gibi, bizim evimizde de bir piyano vardı. Çocukluğumdan itibaren onun başında saatler geçirir, tuşlarına dokunarak sesleri keşfederdim. Piyano benim için bir oyuncaktan çok daha fazlasıydı; neredeyse hatırladığım ilk günden beri çalıyorum. Ailem bu tutkumun farkına varınca beni Rusya’daki yetenekli çocuklara yönelik en iyi müzik okullarından birine kaydettirdi. O günden bu yana bir an bile şüphe etmedim — müzik benim hayat yolumdu.










