Bir Hobimiz Vardı: Dijital Dalgada Kaybolmadan Önce

TikTok’ta sessizce başlayan bir trend, bana unutmuş olabileceğimiz bir şeyi hatırlattı: Hobi sahibi olmanın iyileştirici gücünü. Küreselde “#HobbyBag” etiketiyle paylaşılan videolarda kullanıcılar, yanlarında taşıdıkları hobi çantalarını gösteriyorlar. Sulu boyalar, küçük defterler, örgü malzemeleri, Kindle’lar ve keçeli kalemlerle dolu çantalar, modern zamanlarda can sıkıntısı anlarında başvurulacak mini kaçış planları gibi. Ama bu videoları izlerken aklıma bir şey takıldı: Neden artık bizim bir hobimiz yok?

Zamanın daha yavaş aktığı, ekranların hayatımızın bu kadar merkezinde olmadığı günlerde herkesin bir uğraşı vardı sanki. Çocukken saatlerce boncuk dizdiğimiz, bir şeyler çizip karaladığımız, defter sayfalarına hikâyeler uydurduğumuz günleri hatırlarsınız. Ben daha çok küçükken elbise çizimlerimden oluşan bir dosya yapmıştım, daha sonra bunun yerini gitar kursları, tiyatro kulübü, takı tasarımı, kil uğraşları gibi şeyler aldı. Bir arkadaşım baleye giderken başka bir arkadaşım keman kursuna giderdi. Hobi, sadece zaman geçirmek değildi belki de o günlerde; kendimizi tanımanın, rahatlamanın ve var olmanın yollarından biriydi.












