Portekiz'de Azulejo'nun İzinde: Ülkenin Duvarlara İşlenen Hikâyesi

Atlantik kıyısında masmavi denizi ve nemli havası ile var olan Portekiz bize diğer Avrupa ülkelerinde görmediğimiz ve hissetmediğimiz bir atmosfer sunuyor. Gezmeye başladığınızda Portekiz’i bir yerlere benzeteceğinizden eminim, en çok da İstanbul’a. Lizbon ve Porto’yu Yunan bir arkadaşımla seyahat ettim ve ona göre Porto Atina’ya, bana göre de Lizbon Kadıköy’e, Porto Taksim’e benziyordu. Yani belli ki Portekiz şehir anlayışı olarak bizim coğrafyalara yakın durumda. Gelin, bu seyahatimde bir türlü gözümü alamadığım Azulejo’dan size de bahsedeyim: Portekiz’in duvarlarına renk ve hikâye katan seramikler.

Diğer Avrupa şehirleri ile kıyaslandığında Lizbon ve Porto, Avrupa genelinde hiç alışık olmadığımız perspektifler sunuyor. Örneğin Lizbon’un yokuşlu yapısı her ne kadar seyahatimi zorlaştırsa da yukarı çıktıkça şehri masmavi Atlantik okyanusunun katmanları ile görebilmek bambaşka bir deneyim. Ayrıca Avrupa’nın klasik şehirleşme kültürüne karşın Portekiz’in bu çok katmanlı, getto diyebileceğimiz düzensiz yapısı Avrupa’nın klasik kilise ve meydandan oluşan şehir tipinden sıkılanlar için mükemmel bir deneyim yaşatıyor.









