Poyraz Baltacıgil ile: İstanbul’un Ritmi, Çellonun Hafızası Üzerine

Poyraz Baltacıgil; Natalia Gutman’ın jüri başkanlığındaki birinciliğinden dünyaca ünlü Simón Bolívar Senfoni Orkestrası eşliğinde solistliğe uzanan kariyeriyle, sahnede enstrümanıyla konuşurken en filtresiz hâlini ortaya koyan bir çellist. Şimdilerde ise bu güçlü müzikal kimliğini Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın Çello Grup Şefi olarak sürdürüyor. Uzun zamandır ilgiyle takip ettiğim Poyraz’ı bu kez enstrümansız, yalnızca kelimeleriyle dinliyorum ki bu şahaneymiş. AKM Divan’dayız. Sohbetimiz İstanbul’un çok katmanlı ritmini kendi tınısına yontmasından, şehrin sokaklarının ve mekânlarının zihnindeki müzik hafızasını nasıl tetiklediğine kadar uzanıyor. Arkada şehrin mistisizmi, kaosu ve tarihi; masada ise bizzat müziğin kendi kelimeleri var.

Müziğe çok erken yaşta başlayan, neredeyse hayatın en başından beri onun içinde olan bir hikâyen var. İlk konserini 5 yaşında vermek bugün geriye baktığında nasıl bir anıya dönüşüyor? O yaşta sahne senin için bir oyun alanı mıydı, yoksa çoktan “ciddi bir şeyin içinde” olduğunu hissettin mi?













