Presence: Evdeki Yabancı

Steven Soderbergh’in adını duyunca akla tek tip bir film gelmez, her çeşit filmi çekebilen bir adam. Ancak Presence, bildiğimiz anlamda bir “perili ev” filmi olmasa da türün sınırlarını genişleten özgün bir deneme. Klişelerden kaçınarak aşırıya kaçmayan bir gerilim anlatısı sunuyor. Filmin merkezinde, doğaüstü olaylardan çok aile içi çatışmalar ve karakter dinamikleri var. Merak unsuru dikkatlice işlenmiş ve seyirciyi korkudan çok hikayenin içine çekmeye odaklanıyor. Klasik izleyicinin beklentilerini sarsan bir yapısı olsa da, sinema dili açısından oldukça ilgi çekici detaylar barındırıyor. Beni de bu yönüyle tavladı.

Filmin ana karakterlerinden Rebecca (Lucy Liu), eşi Chris (Chris Sullivan) ve çocukları Chloe (Callina Liang) ile yeni bir eve taşınıyor. Ancak bu ev, klasik bir “lanetli konak”tan ziyade, karakterlerin iç dünyalarındaki çatışmaların yansıdığı bir alan. Ailenin küçük kızı Chloe, evdeki varlığı ilk hisseden kişi oluyor. Bu hayalet, alışık olduğumuz gibi korku seansı düzenleyen, intikam peşinde koşan bir ruh değil. Daha çok gözlemci bir figür olarak hikayeye dahil oluyor. Aile içindeki güç dengeleri, ebeveynlerin çocuklarına karşı tutumları ve geçmişin yarattığı kırılganlıklar ön planda daha çok.










