Tabii ki, bu konuyu araştırırken de bu sektöre kendini adamış hatta meslek haline getirmiş olan arkadaşım Neslişah’ın bilgilerinden faydalandım. Kendisi gerçekten işin uzmanı olmuş, ondan çok fazla şey öğrendim diyebilirim.
Neslişah, Raya Organik markasının kurucusu. Markanın kuruluş aşamasını en başından beri takip ettiğim için kendisine ve markasına güvenim sonsuzdur. Bu işe başlamadan önce aylarca Türkiye’nin her yerini gezdi, hangi ürün en iyi hangi bölgede yetişiyorsa oradaki çiftçiler ile iş birliği yaparak ürün yelpazesini oluşturdu ve satışlara başladı. Bebeklerden, yetişkinlere her yaş grubu ürünlerini rahatlıkla tüketebiliyor.
Aslında bu işi yapmak hiç de kolay değil çünkü üretiminden tüketimine kadar her aşaması kontrolden ve denetimden geçiyor. Toprağın kalitesinden tutun tohumun yapısı, havasının temizliğinden işçiliğine kadar özveri isteyen bir iş. Ürünlerin hepsi kimyasal zehirlerin olmadığı topraklarda, çevre kirliliğin uzak olduğu yerlerde yetiştiriliyor. Hormon ve tarım ilacı kullanılmıyor; ürünlerin ekildiği tarlalara traktör ve tarım aracı dahi girmiyor tamamen işçinin el emeğiyle yetiştiriliyor. Bu da hava kirliliğinin azalmasına, suyun korunmasına yardımcı oluyor. Organik çiftçilik, sadece bizler için değil; küçük hayvanlar ve kuşlar için de daha iyi çünkü kimyasal ilaçlar maalesef bu hayvanların ölümüne neden olabiliyor!