Rose Şarap: Şarap Tarihinin Şanssız Elemanı

Konumuz şanssız roseler! Rose şarap, tarih boyunca hep bir haksızlığa uğramış ve hep ikinci sınıf şarap muamelesi görmüş. Hatta bazı anlar şarap listelerinde bir alternatif yerine bile konulmamış. Bana sorarsanız ben kendilerini pek bir severim. Hele hava biraz sıcak biraz da esiyorsa aklıma düşer hemen. Gelin bir bakalım bu Rose şarap neymiş ve başına neler gelmiş?

Rose Şarap Nasıl Üretilir?
Rose şarap, tıpkı kırmızı şarap gibi kırmızı üzümlerden üretilir. Kırmızı şaraba rengini veren renk pigmentleri ve tanen maddesi üzümün kabuğunda bulunur; kabuk ile üzümün şırasının beraber bekletilmesiyle elde edilir. Üzümün kabukları yavaş yavaş şıraya renklerini, burukluklarını ve lezzetlerini geçirirler. Kırmızı şarap yapılırken renk maddelerinden fazlasıyla faydalanılmak istendiği için şıra ile kabuğun beraber bekletilmesi yani ‘maserasyon’ işlemi uzun tutulur. Rose şaraplarda bu süre genelde 8-12 saat arasıdır; sonrasında kabuklar ile şıra ayrılır. Bu sayede, somon renginden başlayarak bazen gülkurusuna, hatta koyu pembeye varan bir renk geçişiyle üretilen roselere rastlayabilirsiniz.
Rose şaraplar üretirken diğer bir yöntem; beyaz şarapların yapıldığı esnada kırmızı üzümlerin sıkılarak beyaz şaraba pembe renk vermesi ile yapılmasıdır. Ülkemize has üçüncü yöntem ise çal karası (Bölge: Çal, Denizli) üzümün kendi karakteri dolayısıyla rose şarap vermesidir.









