Rota Bilinmez: Bir Havalimanı Mistikası ve İçsel Seyahatler Haritası

Funda Karayel’in Rota Bilinmez adlı kitabı, birer geçiş noktası olmaktan çok, birer varoluş durağına dönüşen havalimanları üzerinden çağdaş bireyin aidiyet, yabancılaşma, özlem, kaçış ve dönüşüm temalarını incelikli ve duyarlı bir anlatımla örüyor. Deneme ve öykü arasında salınan bu metinler, kimi zaman bir günce kadar kişisel, kimi zamansa bir sosyolog not defteri kadar gözlemci. Ama en önemlisi bu kitap, bavuldan daha ağır bir iç dünyası olanlara hitap ediyor.

Karayel’in anlatıcısı, tıpkı bir Walter Benjamin flâneur’ü gibi havalimanı koridorlarında gezinirken sadece yolcuları gözlemlemiyor; kendi kırılmalarını, kaçışlarını ve defalarca iptal edilen iç hat seferlerini de yeniden tarifliyor. İstanbul Havalimanı onun için bir tür modern “gizli sığınak”; kaybolma haberleri bile artık polise sıradan gelmiş. Hatta bir polis, “Bazen sadece birileri gelip seni arasın diye kaçıyorsun herhalde,” diyerek okurun yüzünde minik bir gülümseme bırakıyor. Cevap mı? Belirsiz. Zaten kitabın güzelliği de orada: Cevaplarda değil, soruların etrafında dolaşırken açılan yeni manzaralarda.













