Sabahat Çıkıntaş'tan "De-Şif-Re"

“Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kâğıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz.” Murathan Mungan, Üç Aynalı Kırk Oda
Sabahat Çıkıntaş ile tanışmamız hakkındaki yazımı daha önce atölyesini ziyaretimle birleştirerek paylaşmıştım. Sergide deşifre ettiği kesitleri algılamak için bazen bir sanatçıyı yakından tanıyabilmek gereklidir. Lütfiye Bozdağ küratörlüğünde Mine Sanat Galerisinde bizlerle buluşan bu çözümlemelik çalışmalar, sanatçının hayatından kesitler sunuyor. Lütfiye Bozdağ sergi hakkındaki yazısında ” yaptığı geometrik soyutlamaların rasyonel bir matematikle ortaya çıkması, üretiminin arka planda da rasyonel-bilimsel bir yaklaşım aramayı gerektirirken Sabahat’ın resimlerinde tam tersi bir durumu görüyoruz. Duygusal bir arka plan” olarak tanımlıyor. Bu cümle sergideki çalışmaları farklı bir şekilde algılamanızı sağlayabilir.













