Sahte Haberler: Antik Zamanlardaki Dedikodulardan Yapay Zekâlı Görüntülere

Antik zamanlarda dedikodu ile başlayan sahte haberler; bugün yapay zekâ, deepfake’ler ve algoritmalarla şekillenen yeni bir çağa taşındı. Eskiden agoralarda fısıldanan söylentiler, artık ekranlarımızın parlak ışığında yankılanıyor.

Sahte haberin özü, insanın ilgisini “bunu bilmelisiniz” diyerek yakalamak ve spekülasyon yaratmakta yatıyor. Çünkü insanlar inanmak ister; özellikle de zaten inanmak istedikleri bir şeye temas ediyorsa. Bu yüzden sahte haber, hayalimizdeki korkuları, umutları ve önyargıları kapitalize eden bir araç hâline gelir. Aslında komplo teorileri de bu damardan beslenir. Araştırmalar, kaygılı bireylerin komplo teorilerine daha kolay inandığını gösteriyor. Çünkü komplolar karmaşık dünyaya basit açıklamalar sunar: “Ay’a hiç gidilmedi”, “aşılar insanları kontrol etmek için üretildi” gibi anlatılar, karmaşayı sadeleştiren sahte bir düzen duygusu verir. Gerçek sıkıcı olabilir ama yalanın bir hikâyesi vardır ve insanlar hikâyelere inanmayı sever.









