Sait Faik'in Burgaz'ı: Gerçeğe Dönen Sayfaların İzinde

Sait Faik; “Haritada bir noktaydı Burgaz. Fakat benim için koca bir dünyaydı.” diyor, Haritada Bir Nokta öyküsünde. Benim için de öyleydi. Koca bir hayaldi aynı zamanda. Henüz ada vapurunu beklerken; “Burgaz’ın açıklarında, bir gemi vardı sanki… Biz ona bakıp hayaller kurardık; o gemi, bizim gemimizdi.” satırlarını yaşıyor gibiydik. Stelyanos Hrisopulos Gemisi’ne binsek hayaller ancak bu kadar gerçek olabilirdi. On sene önce kurulan bir hayalin peşinden bindik vapura.

Daha adaya yaklaşırken kahvehanelerde iskambil oynayan adamlar, sahildeki martılar, sabah erkenden denize açılan balıkçılar canlanmaya başlıyor. Yazılmış olanlar ete kemiğe bürünüyor. Bu adada farklı bir şeyler olduğunu hissetmeye çok erken başlıyorsunuz. Her köşede gözünüz, kitaplardan bir mekân arıyor. Sait Faik’in öykülerinde ada, sadece bir coğrafya değil; insanların yarım kalmış cümleleri, bakışlarındaki melankoli ve denizle kurdukları sessiz anlaşmanın da mekanıdır. Adanın kendisi başlı başına bir karakteri temsil ediyor.












