SALT Beyoğlu'nda: "İklimcil: Mevsimler Sürüklenirken" Sergisi

Sizce dört mevsim, ilkokul panolarında görmeye alıştığımız mevsim çarklarındaki gibi yaşanmaya devam ediyor mu? Peki ya Türkiye’nin coğrafî bölgelerinin sınırları, bunların iklimsel özellikleri ve buralarda yetiştirilen tarım ürünleri, sosyal bilgiler ve coğrafya kitaplarımızdaki gibi mi kaldı? Mevsim koşulları ve iklimsel değişikliklerin gıda üretimi ve tüketimiyle ilişkisine odaklanan, Londra merkezli sanatçı ikilisi Cooking Sections, SALT’ın davetiyle projelerinin kapsamını genişletiyor ve İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken başlığı altında sunuyor. İnsan faaliyetleri iklimleri değiştirirken nasıl beslenilmesi gerektiğini inceleyen İKLİMCİL: Mevsimler Sürüklenirken, hem bir sergi hem de işbirliklerine dayalı bir kamu programı olarak SALT Beyoğlu’nda ziyaretçilerini bekliyor.
Türkiye’nin topoğrafya, iklim, bitki örtüsü ve tarım ile nüfus ve ekonomi gibi koşullara göre birbirinden ayrılmış yedi coğrafî bölgesinin sınırları, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 1941’de Ankara’da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi’nde belirlenmiş. Marmara, Ege, Karadeniz, Akdeniz, Orta Anadolu, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin kuşaklar boyunca öğrendiğimiz yedi bölgesinin, sözlü ve yazılı sınavlarda ezbere sıraladığımız iklim özellikleri ve buralarda yetişen tarım ürünleri pek tabii ki 80 yıl sonra bugün aynı kalmadı. Gitgide çoğalan insan müdahalesinin sonuçları, kabul gören bu tanımları geçersiz kılmaya başladı. Sanayileşen tarım, zirai ilaç ve kimyasal gübre kullanımı, paketli ve ithal ürünlerin ulaşılabilirliği, küreselleşmenin yerel mahsüller üzerindeki baskın etkisini arttırdı. Diğer yandan yeni kuraklık döngüleri, bozulmuş yağış düzenleri ve kıyı dönüşümleri, alışılmadık mevsim koşulları ve sonuçlarını gittikçe daha ağır bir şekilde gözlemlediğimiz iklim krizi tarımsal üretimi ve üretimi yapılan mahsülleri değiştirdi.










