Tatil rehberi gibi yazılar yazmaktansa, genel hatlarıyla bir yön çizmek daha doğru. Çünkü en son kendimizi elimizde notlar “Şuraya gidilecek, burada yenilecek” şeklinde bulduğumuzdan beri (ki bu kalıplara girmek, boyunduruk altına alınmaktır!) biraz daha keşfeden ve spontane davranan olmayı tercih ediyoruz. Size de tavsiyemiz budur, ama bir iki laf edelim ki gitmek için motive olun değil mi?
Samos adasına, Türkçe adı ile Sisam’a Kuşadası’ndan kalkan vapurlar(gözünüzde büyütmeyin baya baya vapur) ile yaklaşık 1,5-2 saatte varmak mümkün. Giderken Pythagoras‘ın memleketi olan Samos’ta Pythagoras limanına inip, Samos şehir merkezinde yer alan Samos limanından da biniş gerçekleştiriyorsunuz. Oldukça basit. (Arda’nın notu: Cumaları Pyth, Cumartesi – Pazar Samos olabilir, insanların kafasını karıştırma Müge.) Fakat ilk tavsiyem deniz tutmalarına karşı birer ilacı çantaya atmanız. Yolculuğa çıkmadan önce “Beni deniz tutmaz!” diye ilacı başkalarına içirmeye çalışırken, dönüşte kendimi bir o yana bir bu yana beşik gibi sallanıp dakika sayarken buldum. O yüzden kendinize değil, güzel bir ilaca güvenmekte fayda var.
İndikten sonra Samos adasında ikamet edilecek en güzel yer yaz ayları için şüphesiz ki Kokkari. Bu bölge ilk gittiğinizde, “Bu kadar mı?” diyeceğiniz bir sokaklık yer gibi dursa da, aldanmayın, değil. Hem de hiç. Kokkari‘de kaldığınızda denizi karşınıza alıp durun ve sol tarafa gittiğinizde muhteşem denizlere, sağ tarafa doğru gidip denize çıkan bir aralıktan kıvrılarak da süpersonik yemek/içki alanlarına varacağınızı unutmayın. Kısacası Kokkari çok sürprizli!