Geçmişte yaptığım şey atölyeye girip stüdyoda büyük format filmlere uzun uzun çalışmalar sonrası tasarladığım fotoğrafların çekilmesiyle oluşturduğum şeylerdi. Baktığınız zaman ışık önem kazanıyordu. Benim asıl kökenim reklam fotoğrafçılığı olduğu için ışığı kullanma alışkanlığım öne çıkabiliyor. Işık zor bir konu aslında biraz kendinize göre bir teknik geliştirmeniz gerekiyor. Bu sergiyi diğer su altı fotoğraflarından biraz daha ayrıştıran konu, kafamda ne istediğimi biliyordum ve kafamdaki şablona uygun bir fotoğraf elde etmeye çalıştım. Sadece çekimle bitmiyor iş. Bunu tutarlı bir şekilde işlemek de önemli. Pandeminin bana olumlu etkisi 2 yıl boyunca uzun mesailerle bu fotoğrafların işlenmesiyle uğraştım. Hepsini arka arkaya çalışınca ortak bir dil de oluştu. Bu da klasik bir su altı fotoğrafından bir parça daha dışarı çıkmış olabilir diye tahmin ediyorum.
Onun dışında bu konuda alternatif farklı şeyler deneyen fotoğrafçılar var mı ya da sizin aklınızdan böyle bir şey geçti mi?
Yurt dışında var fakat bu denli doğal bir olayı bu kadar farklı yorumlamaya bu anlamda bakmadım. Fotoğrafa ilk başladığım zamanlarda sürekli kaynaklara bakardım, çok beğendiğim su altı fotoğrafçıları vardı. Onlara göndermeler yaparak ve benzer kompozisyonlar oluşturarak kendimi geliştirmeye gayret ettim fakat bu sergi öncesinde özellikle hiçbir şeye bakmadım. Hiçbir şeyin etkisinde kalmayayım dedim. Böylelikle daha özgün bir yapıya kavuşabilir diye düşündüm.