Salt’ta Şehirli Koloniler: Yazlık Çok Güzel Ama Kalabalık Bunaltıyor Şekerim

Bütün yıl beklenen en keyifli, en güzel aylar… O mevsim başı eve ayak basılan ilk günün hafif rutubet kokusu, ailenin toplanması, kap deniz sandalyeni, yürü plaja. Yazlık… Salt Beyoğlu’nda, bu sonbahar.
Yaz tatilinin ilk günü Çeşme’de yazlıkta kumsaldayım, denizden yeni çıkmışım, elimde güzel bir roman, içimde bir ferahlık. Daha iyisi olamaz… Hayatta en keyif aldığım anlar sorulsa, bu ritüel en baştan listeye girer. Çocukken, liseliyken, şimdi işimde gücümdeyken, bütün yıl beklediğim o 3 ay… Şehirli kolonicinin rüyası. Hayatta dönüp baktığımda en güzel anılar, yazlıktan. Önce Mordoğan; sabah 3’e kadar oynanan saklambaç, bütün büyüklerin itirazına karşı çalınan zeytinlerle yapılan dev siteler arası zeytin savaşları, sabahın köründe sitenin bütün çocukları olarak kalkıp sitenin ressam ablasıyla güneş doğuşu çizmeler… Sonra 90’larda Çeşme, büyük akın başlamadan önce… Bir kadın ve çocuk kolonisi. Tek ‘beach club’ Paparazzi, plastik sandalye, bira-patates, koşup koşup atladığımız tek bir iskele. Yazlık demek, huzur demek.















