Müzik eğitimimi dışarıdan tamamladım. 7 yaşındayken başladım müziğe, hocam Ercivan Saydam’dı, o dönem konservatuarın başındaydı. Üniversitede İTÜ İnşaat Mühendisliği okudum, dedim bir de Matematik Mühendisliği ile çap yapayım. Sonra baktım okul uzadı, onu bırakıp Mimarlık okudum, üstüne bir de yüksek lisans yaptım. Son 10-11 senedir aile gibi olduğum müzisyenlerle birlikte sahne alıyorum, bir yandan da inşaat sektöründe çalışıyorum. Şu an danışmanlık veriyorum ama ondan önce şantiyelerde sabah akşam çalışıyordum.
Cazın Türkiye’de olduğu şu anki nokta sizleri tatmin ediyor mu?
Görünürde ediyor, içten içe etmiyor. Türkiye’de şık ortam caz olarak algılanılıyor. Şık sahne caz, çok havalı ve snob bir şeymiş gibi gösteriliyor. Evet havalı olduğu doğru ama bir sosyal statü olarak gösterilecek bir müzik değil, bizim arabeskimiz gibi sokak müziği ve caz. Türkiye’de kasılarak yapılmaya çalışılıyor, işin özünden kaçılıyor diye düşünüyorum. Cazda çok fazla duygu paylaşımı varken bu algıdan uzaklaşılıyor. Dışarıdan bakıldığında oturmuş bir caz kitlesi var tabii ancak caz kulüplerinin sayısı ne yazık ki yeterli değil.