İnanılmaz bir süreç. Gittiğimin ertesi günü Delhi’de oynayıp ertesi gün Kalküta’ya, Mim Enstitüsü’nün ve EZCC sahnesinin olduğu festivale geçiyorum; ikinci gün de orada sabah öğrencilerle atölye yapıp akşam oynuyorum. Ertesi gün yine kendimin ve öğrencilerin yoğun isteği üzerine ikinci atölyeyi yapıp bir sonraki gün seminer veriyorum çünkü festival süreci; sabah sanatçıların atölyelerine, öğleden sonra seminere ve akşam oyunlara göre düzenlenmiş. Enstitüde sürekli kalıp eğitim alan, Hindistan ve civarından farklı bölgelerden gelen öğrenciler var ve bir de Japonya, Meksika, Almanya’dan gelen sanatçılar var. Tabii ki inanılmaz besleyici bir süreç. Festival bittikten sonra herkes ayrılma hüznü yaşıyor, hatta son gün sahnede pasta kesip pasta savaşı yapıyoruz, oradan da enstitüye geçip gece boyu dans ediyoruz…
Ordan sonra Delhi’de 2 günüm daha kalıyor; Old Delhi’deki bazı okullara gideceğiz. IIrshad ile beraber kuralsız Delhi trafiğinden geçip dapdaracık sokaklardaki okullara gidiyoruz. Toplamda 6 okulda pantomim atölyesi yapıyorum; çalıştığım çocuklar ailelerinin kısıtlı imkanlarına rağmen okutulan çocuklar, hatta okullardan biri, yanlış hatırlamıyorsam New Kucha Cheelan, sadece sokakta yaşayan ailelerin çocuklarını 3 aylık dönemlerde eğiten bir okul; tüm öğretmenler, öğrenciler inanılmaz açık ve istekliler, dolayısıyla zevkle çalışıyorum.
Pantomim, fiziksel tiyatro, modern dans, performans sanatı… Hem çok kolay, hem çok sıkıcı, hem de çok zor bir soru sorayım. Nedir bunlar yahu; yani senin için nasıl aynı bedende erirler?